| Buradaki herkes kadar erkeğim ama bu plan resmen saçmalık. | Open Subtitles | أنا رجل مثل الجميع هنا لكن هذه الفكرة براز تام |
| Hepimiz buna kandık. Ben de herkes kadar çok inanmak istedim. | Open Subtitles | تمّ خداعنا جميعاً في هذا الأمر، أردتُ تصديق ذلك بشدّة مثل الجميع |
| Çocuk çok iyi. Bugüne kadar çalıştığım herkes kadar iyi. | Open Subtitles | إنّ الرجلَ جيدُ، جيّد كأي شخص أنا أَبَداً عَملتُ مَع. |
| Açıkçası, Başkan Yardımcısı bunun için artık çok geç olduğunun herkes kadar bilincinde. | Open Subtitles | بصراحه , نائب الرئيس يعلم كأي شخص آخر أنه أصبح متاخر لفعل هذا |
| Bu resimlerin kanıtladığı tek şey Gantry'nin herkes kadar insan olduğudur. | Open Subtitles | هذه الصور الغبية تثبت شيئا واحدا فقط ان جانتري انسان مثل أي شخص آخر |
| Bakın, ben de hayatı ve onun zevklerini buradakı herkes kadar seviyorum. | Open Subtitles | انظروا، أنا أحب الحياة و ملذاتها بقدر أي شخص هنا |
| herkes kadar ben de özveride bulundum. Küçük bir hata yaptık diye günah keçisi biz mi olalım? | Open Subtitles | صنعت الكثير من أجل هذا العمل كأي أحد منا ومجرد ارتكبت خطأ صغير أصبح خائن |
| Yahudiler de herkes kadar aptaldır. | Open Subtitles | اليهودي أغبياء كالجميع |
| Bu insanların herkes kadar rahat ve güvende olmasını istiyorum. | Open Subtitles | أريد أولئك الناس أن يكونوا بأمان ومرتاحين مثل الكل |
| Bu da ABD kapitalizminden herkes kadar nefret ediyorlar demektir. | Open Subtitles | و الذي يعني أنهم يكرهون الرأسمالية الامريكية مثل أيّ شخص |
| Jon, sen de herkes kadar biliyorsun ki Karma Dövüş Sanatları'nda bir gece müsabakasında herkes herkesi yenebilir. | Open Subtitles | تعرف يا جون مثل الجميع, أنه في فنون القتال المختلطة, يمكن لأي أحد أن يهزم الآخر في ظروف ما. |
| Sen de diğer herkes kadar bu takımın bir parçasısın. | Open Subtitles | أنتِ جزء من الفريق مثل الجميع - حسناً أذاًَ - |
| Sen de herkes kadar hareketleri öngörülebilir birisisin bunu biliyor muydun? | Open Subtitles | يسهل التكهن بتصرفاتك مثل الجميع ، أتعرف ذلك ؟ |
| Bu, Tanrı'nın yaratıklarını herkes kadar umursamadığımız anlamına gelmez. | Open Subtitles | لكن هذا لا يعني أننا لا نأبه لمخلوقات الله مثل الجميع |
| Tavan arasında olmasında diğer herkes kadar sizin de payınız var. | Open Subtitles | لقد تسببت في وضعها بالغرفة علوية كأي شخص آخر تسبب بهذا |
| Sizi, başkanlığınızı herkes kadar iyi biliyorum, babanızınkini de. | Open Subtitles | أعرفك وأعرف فترة توليك للرئاسة كأي شخص آخر, كما إنني أعرف فترة حكم والدك |
| İnsanlar olarak, herkes kadar savunmasız olacağız. | Open Subtitles | كبشر ، سنكون على كل جزئية ضعيفة مثل أي شخص آخر |
| Evet, gelip benim masumiyetime inandığını söylediğinde ben de en az herkes kadar şaşırmıştım. | Open Subtitles | نعم، فوجئت تماماً مثل أي شخص آخر عندما جاء و قال هذا أنه يؤمن ببراءتي. |
| Cumhuriyetçiler annelerini, babalarını ve büyükanne ve büyükbabalarını buradaki herkes kadar severler. | Open Subtitles | يحب الجمهوريون أمهاتهم و آبائهم وأجدادهم بقدر أي شخص آخر على هذا التَلِّ |
| herkes kadar iyi atış yapabiliyor, İndian hariç. | Open Subtitles | تجيد إطلاق النار كأي واحد منا ما عدا الهندي. |
| Yapmak istediğinde, herkes kadar ben de şaşırmıştım. | Open Subtitles | لقد تفاجأتُ كأيّ شخص آخر أنّه يُريد القيام بذلك. |
| O küçük adamı herkes kadar seviyorum. | Open Subtitles | الآن، أحبّ ذلك الفتى الصغير بقدر أيّ شخص. |
| - Eğer onları dinleseydik yargıtayın bize herkes kadar çılgın ve harika olduğumuzu söylemesine bu kadar yaklaşamazdık. | Open Subtitles | لو جميعنا سمعنا كلامهم، لم نكن لكون بعيدين بلحضات عن المحكمة العليا التي تخبرنا أننا مجانين ورائعين بقدر الجميع. |