| Hiç değilse ben bir şeye inandım, sen karanlıkta savrulup duruyorsun anca. | Open Subtitles | على الأقل أنا أؤمن بشيء ما و أنت تتأرجح في الظلام فقط |
| Hiç değilse ben cenaze arabasına yol vermek için kenara çekilmiyorum. | Open Subtitles | على الأقل أنا لم أقف بمنتصف الطريق كي لا أدع موكب جنازة يمر، يا رجل! |
| Hiç değilse ben sana hep sadık kaldım. | Open Subtitles | - على الأقل أنا كُنْتُ دائماً مخلصَ. |
| Hiç değilse ben dürüstüm. | Open Subtitles | على الأقل أنا صادق |
| Hiç değilse ben sabıkalı değilim. | Open Subtitles | على الأقل أنا لست مجرمة |
| Hiç değilse ben bağımlılığımı kabullenip uğraşıyorum. | Open Subtitles | -أجل، على الأقل أنا المدمن . |