| Kafamdan söküp atamadığım iki şey vardı. Bir tanesi Dominic. | Open Subtitles | ولكن هناك شيئان لم استطع ان ابعدهما عن ذهنى , الاول هو دومنيك |
| Çocuklar, üniversitede ilk profesörlük günümde bilmeyi çok istediğim ama bilmediğim iki şey vardı. | Open Subtitles | يا أولاد ، بأول أيامي كمدرس جامعي لم أكن أعلم ان هناك شيئان أنني رغبت بفعلها |
| Hayatta her şeyden çok sevdiğim iki şey vardı. | Open Subtitles | كان هناك شيئان أحبهما أكثر من أي شئ بالعالم |
| Dünya görüşümü etkileyen iki şey vardı. | Open Subtitles | لقد كان هناك شيئان أثر على نظرتي بتجاه العالم |
| Her zaman önümüze çıkan iki şey vardı: | Open Subtitles | حسنا، :لكن هناك شيئان يفقان بطريقنا دوما |
| Evliliğimle ilgili bilinmesi gereken iki şey vardı. | Open Subtitles | كان هناك شيئان . للمعرفة بشأن زواجي |
| İmkansız olduğunu düşündüğümüz iki şey vardı. | Open Subtitles | كان هناك شيئان ظننا انهما مستحيلان |
| Büyürken iyi olduğum iki şey vardı. | Open Subtitles | كان هناك شيئان اجيدهم عندما كنت يافعاً |