| Geldiğinde dokuz yaşındaydı ve nöroloğu iki hafta daha yaşayabileceğini umuyordu. | TED | كانت في التاسعة من العمر وتوقع طبيبها للأعصاب أنها قد تعيش أسبوعين آخرين. |
| Merak ediyordum da belki bir iki hafta daha burada kalırsın? | Open Subtitles | لقد كنت أتساءل ، لربما تبقين أسبوعين آخرين ؟ أسبوعين آخرين ؟ |
| İki hafta daha, kızlar, sonra ders yok. | Open Subtitles | أسبوعين آخرين فقط يا فتيات، وبعد ذلك لن يكون هناك أي دراسة |
| Eğer yeniden yaparsam, bu ödeme defterimi iki hafta daha öteleyecek. | Open Subtitles | إن أعدت المحاولة ستمتد مدة السداد لأسبوعين آخرين. |
| Herkes senin işini istiyor. Senin için en fazla iki hafta daha bekletebilirim. | Open Subtitles | الجميع يريد وظيفتك يمكنني حفظها لأسبوعين آخرين على الأكثر. |
| İki hafta daha devam edelim. | Open Subtitles | ثم كرر الأمر لمدة أسبوعين آخرين. |
| Tamam. İki hafta daha denerim. | Open Subtitles | حسناً، سأحاول لمدة أسبوعين آخرين |
| İki hafta daha ofisimdeyim. | Open Subtitles | أنا في مكتبي أسبوعين آخرين. |
| Anlaşma yaptığımızı anlamamıştım. "Ben ile tanışacaksın, bu demektir ki bir iki hafta daha dairemi görmene izin yok." | Open Subtitles | ممّا يعني أنني لن أرى شقتكِ قبل أسبوعين آخرين ! |
| Hayır. İki hafta daha eklediler. | Open Subtitles | لا ، أضافوا أسبوعين آخرين |
| O halde iki hafta daha bu acıya katlanırım. | Open Subtitles | حسناً، سأعاني من هذا لأسبوعين آخرين إذاً |
| Doktor en azından iki hafta daha günübirlik gezileri salık vermiyor. | Open Subtitles | الطبيب يوصيك بعدم القيام بأيّ رحلات لأسبوعين آخرين على الأقل. |
| Elizabeth'i iki hafta daha koruyup onun güvenliğini sağlaman yeterli. | Open Subtitles | أنت تدرك أنه ليس عليك سوى حماية (إليزابيث) لأسبوعين آخرين. |