| - Evet, iki sokak sonra sola dönün, orada. Sağ olun. | Open Subtitles | نعم, أذهب من هذا الطريق وبعد مبنيين على اليسار. |
| Hapisten yeni çıkmış. Lokantaya iki sokak mesafede oturuyor. | Open Subtitles | خرج من السجن لتوه ، عنوانه يبعد مبنيين عن المطعم |
| İki sokak boyunca her eve uğramışlar. | Open Subtitles | و قد مرّوا على كل منزل يقع خلال مربعين سكنيين |
| Az önce aradığın yerden iki sokak ötedeyim. | Open Subtitles | على بعد مربعين سكنيين منذ آخر مرة اتصلت بي. |
| Eyalet Savcılığı Bürosu'nun iki sokak ilerisindeki postaneye kadar izini sürdük. | Open Subtitles | لقد تعقبناها لمكتب بريد على بعد شارعين من مكتب المدعى العام |
| Hayır, hayır. Aslında iki sokak ötede bir dairem var. | Open Subtitles | ـ كلا، أني أقود سيارة على بعد بنايتين من هنا |
| Şu yolun iki sokak aşağısında. Sola dönün, iki sokak sonra görürsünüz. | Open Subtitles | يإنها تبعد مبنيين بهذا الطريق ثم إنعطف يساراً |
| Hayır ama Cantara Kültür Merkezi iki sokak batıda. | Open Subtitles | لا ولكنَّ مركز كانتارا الثقافي على بعد مبنيين ناحية الغرب |
| Kahve istersen arabam iki sokak ötede. | Open Subtitles | سيارتي على بعد مبنيين إن أردتي القهوة |
| Haritaya göre sadece iki sokak uzaklıktayız. | Open Subtitles | - لا - جهازي يشير إلى أننا نبعد مسافة مبنيين |
| Kaza otoyol çıkışının iki sokak ötesinde olmuş. | Open Subtitles | وقع الحادث علي بعد مبنيين منحدرين من الطريق السريع "د 1" |
| İki sokak sonra sağa. | Open Subtitles | مبنيين ، ثم يساراً |
| İki sokak kuzeye, Union İstasyonu'na gidiyor. | Open Subtitles | مشى مربعين سكنيين باتجاه القسم |
| - I Caddesi'ni kaçırdım çünkü I caddesi K Caddesi'nden iki sokak sonra sanıyordum. | Open Subtitles | {\pos(192,210)} سبب تفويتي لشارع (آي) هو لأنني كنتُ أتوقع إيجاده بعد مربعين سكنيين من شارع (كاي). |
| İki sokak git. | Open Subtitles | سيرا لمسافة مربعين سكنيين. |
| Lisedeki en iyi arkadaşım, Avustralya'ya gitmişti galiba Canberra'ydı ve Amerika'daki evinin iki sokak ötesinde oturan bir çocukla tanışmıştı. | Open Subtitles | مثل صديقتي في الثانوية عندما ذهبت إلى استراليا التقت برجل كان يعيش على بعد شارعين من منزلها في أمريكا |
| O hastane parktan sadece iki sokak uzaklıkta bir sürü doktor ve hastane çalışanı öğle yemeklerini orada yer. | Open Subtitles | تلك المشفى على بعد شارعين من الحديقة وهناك الكثير من العمال والموظفين يتناولون غدائهم هناك |
| Büronuzdan iki sokak ötedeki bir Rite-Aid'den faturasız bir cep telefonuyla yapılan görüşmeler... | Open Subtitles | هذه المكالمات من والي هاتف يمكن التخلص منه تم شراؤه من مركز العون الذي يبعد شارعين من مكتبك |
| Ana tünel seni iki sokak kuzeye çıkarır. | Open Subtitles | هناك فتحة صيانة سوف تخرجك على بعد بنايتين شمالاً من هنا |
| Bu eve taşınalı, bir yıl oldu, ve sen evimize, hiç gelmedin, ki evimiz, iki sokak ötede, yani-- | Open Subtitles | حسناً , لقد مر على انتقالنا إلى منزلنا الجديد سنة وأنت لم تأتي لزيارتنا قط إنه على بعد بنايتين من هنا فحسب |