| Seni tanıyorum, sen o zengin bilgisayar ikizlerinden bir tanesisin. | Open Subtitles | أنا أعرفكِ, أنتِ أحد التوأمين المشهورين في مجال الحواسب الالكترونية |
| Seni tanıyorum, sen o zengin bilgisayar ikizlerinden bir tanesisin. | Open Subtitles | أنا أعرفكِ, أنتِ أحد التوأمين المشهورين في مجال الحواسب الالكترونية |
| Seni biliyorum, sen o zengin bilgisayar ikizlerinden birisin. | Open Subtitles | أنا أعرفكِ, أنتِ أحد التوأمين المشهورين في مجال الحواسب الالكترونية |
| Kendimi tanıtmama izin verin. Ben Mantle ikizlerinden biriyim. | Open Subtitles | دعيني أعرّف بنفسي أنا واحد من التوأم (مانتل) |
| Ve bende hiç Olsen ikizlerinden birini tokatlamadım ama bu benim şu anda olduğum gibi giyinmekten alıkoymuyor. | Open Subtitles | وأنا لم أصفع التوأم (أولسن) لكن هذا لا يمنعني من أن ألبس وكأنني فعلت. |
| Ayrılan siyam ikizlerinden birisi öldü. | Open Subtitles | "عندما يُفرّق التوأم السيامي يموتان" |
| Seni tanıyorum, sen zengin bilgisayar ikizlerinden birisin. | Open Subtitles | أنا أعرفكِ, أنتِ أحد التوأمين المشهورين في مجال الحواسب الالكترونية |
| İtalyan ikizlerinden haberim var. | Open Subtitles | لقد سمعت عن التوأمين الايطاليين |
| En son bir kulübün arka sokağındayken bir jipte Olsen ikizlerinden biriyleydim. | Open Subtitles | آخر مرة كنت في زقاق خلف نادي، كنت مرافقة لأحد التوأمين (أولسن). |
| Olsen ikizlerinden bahsetmişken... | Open Subtitles | مهلاًَ، بالحديث عن التوأمين (أولسن)، |
| Woods ikizlerinden mi? | Open Subtitles | التوأم وودز ؟ |