| Fakat en büyük sürpriz Mascha ile çok iyi anlaşmasıydı. | Open Subtitles | لكن المفاجأة الكبيرة هي أنه معروفاً جداً مع ماشا لدينا أيضاً زواج كوني على متن السفينة |
| Fakat en büyük sürpriz Mascha ile çok iyi anlaşmasıydı. | Open Subtitles | لكن المفاجأة الكبيرة هي أنه معروفاً جداً مع ماشا لدينا أيضاً زواج كوني على متن السفينة |
| Universal Stüdyoları ile çok önemli bir toplantıdalar, ama eminim onları oradan çıkarmama kızmayacaklardır. | Open Subtitles | إنهم بإجتماع كبير مع إستوديوهات عالمية لكني متأكدة إنهم لن يمانعوا إذا اخرجتهم منه |
| Bakıyorum da Tanrıların Babası ile çok vakit harcıyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تقضين وقت كبير مع أب الآلهة هذا |
| Yeni elenen bir yarışmacı ile çok büyük bir tartışma yapmıştı. | Open Subtitles | حسناً ,لقد كان لدية مواجهة كبيرة للغاية مع المتسابق الذى تم اقصاءة |
| Şöyle söyleyeyim, Isodyne Enerji'nin sahibi Calvin Chadwick ile çok yakın bir ilişkisi vardı. | Open Subtitles | لنقل وحسب بأنها... كانت تحضى بعلاقة قريبة للغاية مع مالك منظمة أيسداين للطاقة... |
| Aslında, Jackie Sharp ile çok verimli bir konuşma yaptım. | Open Subtitles | في الواقع، كان لي محادثة منتجة جدا مع جاكي شارب |
| Molalarda Sarah ile çok oynuyorum. | Open Subtitles | أنا العب كثيراً مع (سارا) في أيام العطــُــل |
| Alkol ile çok fazla sakinleştirici karıştırırsanız beynin ciğerleri ve kalbi yöneten kısmının şalterlerini indirirsiniz. | Open Subtitles | حيث أن وضع الكثير مع شراب كحولي سيتسبب في توقف هذا الجزء بالمخ المتحكم بالقلب والرئتين |
| Dün ABC-Paramount ile çok verimli bir sohbetim oldu. | Open Subtitles | لقد قمت بمحادثة مثمرة جداً مع ايه بي سي باراماونت |
| Eminim ki Gil sana Previck Otomotiv ile çok yakın ilişkilerimiz olduğunu söylemiştir. | Open Subtitles | لدينا علاقة وثيقة جداً مع سيارات ، بريفك |
| Makoto ile çok samimiydiler... | Open Subtitles | . لقد كانت على علاقة جيدة جداً مع ماكوتو |
| Serçe parmağı yüzüğü ile çok tatlı. | Open Subtitles | إنه لطيف جداً مع الخاتم الوردي. |
| Christopher Chance. Tony Bevilacqua ile çok aydınlatıcı bir sohbet gerçekleştirdim. İşte bu harika. | Open Subtitles | كريستوفر تشانس", لقد اجريت" "محادثه مفيده جداً مع "توني بيفل اكوا |
| Bakıyorum da Tanrıların Babası ile çok vakit harcıyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تقضين وقت كبير مع أب الآلهة هذا |
| Ama Marissa ile çok güzel zaman geçiriyoruz. | Open Subtitles | ولكن أواجه وقت كبير مع ماريسا. |
| Oh, bak, işler biraz karıştı biliyorum ama Lenore ile çok yakınlaştık. | Open Subtitles | أعرف أن الأمور أصبحت فوضوية ولكنّي قريبٌ للغاية مع (لينور) |
| Kucağındaki Penthouse ile çok tatlı görünüyorsun. | Open Subtitles | أوه، أنت تنظر لطيف جدا مع أن السقيفة في حضنك. |
| Oteldeki reseposiyonist ile çok kararlı durumdaydın, bayağı etkilendim. | Open Subtitles | انتِ كنتى مباشرة جدا مع مع الموظف فى الفندق وأنا تأثرت جدا |
| Çizelgesi koruma Jeff Collins ile çok çakışıyor. | Open Subtitles | يتزامن جدولها كثيراً مع جدول (جيف كولينز)، الحارس |
| Bir bombaatar ile çok şey olabilir. Masum askerleri öldüremem. | Open Subtitles | ممكن حصول الكثير مع قاذفة صواريخ، انا لا اقتل الجنود الابرياء. |