| Üçüncüsü, ileri düzey gönderim araçları kullanacağız, bununla amaç, mevcut ilaçları vücutta tam da gitmesi gereken yere göndermek. | TED | الثالث، نحن نبني وسائل توصيل متقدمة لتوجيه الأدوية القائمة بدقة إلى حيث الأماكن التي تحتاج الوصول إليها في الجسم. |
| İleri düzey su altı radarı kullanarak oradaki balık ve diğer hayvanların sayısını anlayacağız. | TED | سنستعمل أجهزة سونار متقدمة لنعرف كم من الأسماك والحيوانات تتواجد هناك. |
| Bizim için kemik iliği, aslında çoğunlukla lenfoma, lösemi ve bunun gibi diğer ileri düzey hastalığı olan onbinlerce hastanın hayatını kurtarma aracıdır. | TED | ونخاع العظام هو ما نستخدمه لإنقاذ حياة عشرات الآلاف من المرضى معظمهم في مراحل متقدمة من السرطان مثل الدم واللمفاوية وبعض الأمراض الأخرى |
| Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, bir ülke ileri düzey eğitim sayesinde, bilim ve matematik gibi, güçlü ve lider olsun. | TED | علينا أن نغيره حتى يظل البلد قوياً ويبقى في طليعة الأمور التي يقودها التعليم المتقدم كالعلوم والرياضيات |
| Belki de Kek'lere Giriş ya da İleri düzey Yürüme gibi derslerle başlamalıyım. | Open Subtitles | ربما يجب أن أراجع المحاضرات مثل مقدمة إلى الفطائر، أو المشي المتقدم |
| Sence çok mu ileri düzey? - Evet. | Open Subtitles | - تظنه ذو مستو عال جداً؟ |
| Sence çok mu ileri düzey? - Evet. | Open Subtitles | - تظنه ذو مستو عال جداً؟ |
| İleri düzey, koşullu olasılık dağılımı uygulaması yapmak istediğinizi söylediğinizde çok sevinmiştim. | Open Subtitles | عندما قال لي أولا أردت تشغيل متقدمة الشرطي احتمال تطبيق التوزيع , وقد أسعدني. |
| Limana taşınmamdaki tek neden İleri düzey dersleri alabilmekti, | Open Subtitles | سبب تحويلي لهذه المدرسة هو الحصول على دروس متقدمة |
| Başta yanlış bir bilgi ya da kabile efsanesi olduğunu sandık ama direnişçiler onlara ileri düzey bir savaş eğitimi verilmiş gibi savaşıyorlar. | Open Subtitles | في البداية كنا نظنه خطأ إستخباري أو أسطورة قبلية لكن المتمردين يلمحون لأساليب قتال متقدمة شخص ما كان يعلمها لهم |
| Ama ileri düzey dövüş eğitimliydi. | Open Subtitles | "لا أعلم" "لكن لديها فنون قتالية متقدمة" |
| Sanki ileri düzey bir arkadaşlıkmış gibi. | Open Subtitles | هـذا يبدو كمرحلة متقدمة في الصداقة |
| Bunlar gerçekten ileri düzey şeyler. | Open Subtitles | هذه حقا مرحلة متقدمة ياشباب. |
| Çok net. Çok ileri düzey. | Open Subtitles | نظيفة للغاية متقدمة جدا |
| 15 yaşında, ileri düzey bir öğrenim programı sayesinde liseden mezun oldum. | Open Subtitles | . لقد تخرجت من المدرسة الثانوية عندما كنت في الخامسة عشر برنامج التعليم المتقدم. |
| Beni kızın yanından çekti, ona kızın kim olduğunu sorduğumda üç sene önce beraber ileri düzey yerleştirme dersi aldıklarını söyledi. | Open Subtitles | أبعدني عنها وعندما سألته عنها قال إنها كانت معه في صف التعيين المتقدم منذ ثلاث سنوات |
| - İleri düzey edebiyat genç zihinler için çok uyarıcı olabiliyor. | Open Subtitles | -أجل، حسناً إن الأدب المتقدم سيكون محفزاً جيداً لعقليته |