| Makinenin devrelerini toplamak için altından başka hiçbir şey kullanmadı. Altının iyi bir duygu iletkeni olduğuna inanıyordu. | Open Subtitles | و لم يستخدم إلا الذهب لتجميع دوائره لإعتقاده بأنه أفضل موصل للمشاعر البشرية |
| Bilgisayar korsanı, yapay zeka ve pil çaldıktan sonra bir enerji iletkeni gidişata uyuyor. | Open Subtitles | بعد سرقة هاكر , وذكاء إصطناعي وبطارية , موصل الطاقة يلائم النمط |
| Çarkın hızını değiştirmeye çalışmak yerine iletkeni kısaltsana. | Open Subtitles | إذا لماذا لا نقصر طول الموصل بدلا عن محاولة تغيير سرعة الدوار؟ |
| "Oda sıcaklığında süper iletkeni" keşfeden adam yani. | Open Subtitles | هذا هو الرجل الذي أخترع "الموصل الخارق لدرجة حرارة الغرفة" |