| Olay yerine ilk gelen devriyeyle konuştum. Alex'in hikayesini öğrendim. | Open Subtitles | لقد تحدثت إلى شرطي الدورية الذي كان أول الواصلين إلى هنا |
| Buraya ilk gelen oydu. | Open Subtitles | نعم , لقد كان أول الواصلين إلى هنا |
| Evet, Efsuncu'yu duyduğumda aklıma ilk gelen şey bu idi. | Open Subtitles | أجل، لدى سماعي بالأمر، فكانت أوّل ما خطر ببالي. |
| İlk gelen doktorlar zehirlendiğini söylemişti. | Open Subtitles | أول إسعاف طوارىء قالت أنه ماتت مسمماً |
| Aklıma ilk gelen oydu. Sen zamansal kutuplaşmayı ayarladın mı? | Open Subtitles | هذا أول ما فكرت به، هل عدلت القطبية الزمنية ؟ |
| Sabah ilk gelen, aksam son çikan... - ...hep sen olurdun. | Open Subtitles | كنت أول من يصل في الصباح و آخر من يغادر مساء |
| İlk gelen alır kuralına göre yaşayıp öleceksiniz. | TED | تعيش وتموت على قانون من يأتي أولا يحجز دوره أولا. |
| Buraya ilk gelen biz miyiz? | Open Subtitles | هل نحن أول الواصلين إلى هنا؟ |
| İlk gelen oydu. | Open Subtitles | هي كانت أول الواصلين |
| İlk gelen ben miyim? | Open Subtitles | هل أنا أول الواصلين ؟ |
| Hawkthorne tahtına ilk gelen kişi sensin. | Open Subtitles | أنت أول الواصلين إلى عرش "هاوكثورن" |
| Muhteşem Porsche 928 GT ile ilk gelen ben oldum. | Open Subtitles | وكنت أول الواصلين (بسيارتي الـ (بورش |
| Çünkü o bomba patladığında o kadar insanı öldürdüğünde birçoğu arkadaşımdı aklıma ilk gelen intikam almak değildi. | Open Subtitles | ،قتل كلّ أولئك الناس ،أغلبهم أصدقائي أوّل ما فكرت فيه |
| İlk gelen mi? | Open Subtitles | أول إسعاف طوارئ؟ |
| Onunla ilgili aklıma ilk gelen sert bir görüntüydü ama aslında bunu ben uydurmuştum. | Open Subtitles | هذا هو أول ما يتبادر إلى الذهن بشأنه صورة مكثفة، كانت في واقع الأمر نتاجا لخيالي |
| Bir sağlık görevlisi bir kaç olay mahalline hep ilk gelen oldu. | Open Subtitles | ثمة مسعف يكون دائماً أول من يصل إلى مسرح الجريمة عدة مرات. |
| Buraya gelip beni görmeye ne dersiniz? İlk gelen kazanır. | Open Subtitles | حسناً، ماذا لو أتيتم إلى هنا لرؤيتي، من يأتي أولا سيُخدم أولا. |
| Odanın tek kuralı ilk gelen kazanır. | Open Subtitles | والقاعدة الوحيدة هنا أنّ من يصل أولاً يحق له التحكم |
| İlk gelen bendim, son giden ben olmalıyım. | Open Subtitles | كنت أول القادمين يجب أن اكون آخر المغادرين |
| İlk gelen ekip, kızı arabanın dışında bulmuş. | Open Subtitles | أول المستجيبين للحدث وجدها خارج السيارة |
| Onlar gelecek haftaya kadar yoklar. ilk gelen sizsiniz. | Open Subtitles | لن يأتوا حتى الاسبوع القادم أنتم أول من وصل |
| Kutsal dağın arayışında olupda Lotus Adası'na ilk gelen siz değilsiniz. | Open Subtitles | أنتم لستم أول من يأتي إلى جزيرة لوتس بحثاً عن الجبل المقدس |
| İlk gelen ilk sıradadır. | Open Subtitles | اول قدوم و اول خدمة |