| Bir daha iskeledeki gibi bir olay olmamalı. | Open Subtitles | لا يمكننا أن نأخذ حادثة أخرى كتلك التي على الرصيف. |
| Greene Caddesi'nde iskeledeki Jade Wolf Çin restoranındayım. | Open Subtitles | أنا في جادي الذئب , المطعم الصيني على الرصيف في شارع غرين |
| Selam, evet, iskeledeki olay esnasında yaralanmış veya bu adamı görmüş olabilen kişileri arıyoruz. | Open Subtitles | مرحباً , أجل , نحن نبحث عن أى شخص من المحتمل أن يكون قد أُصيب . فى الحادث على الرصيف , أو قد رأى هذا الرجل . |
| Senin için de iskeledeki çocuğun gerçek kimliğini öğrenmek için olduğu gibi. | Open Subtitles | بذات الاهمية لك كي تعرف هوية الفتى الواقف على رصيف الميناء |
| İskeledeki oydu, değil mi? | Open Subtitles | كانت هيَ التي علي رصيف الميناء, اليس كذلك؟ |
| İskeledeki yangına gittim. | Open Subtitles | ال... النار على رصيف الميناء |
| İskeledeki adamsın. Bizi ölüme terk edecektin. | Open Subtitles | هناك في المرفأ كنت ستقتلنا بمجرد أن تنظر إلينا |
| 86 yılında aynı iskeledeki vinçten atlayan birisi olmuş. | Open Subtitles | وقفز آخر عن رافعة تحميل سفينة في المرفأ نفسه في 1986 |
| Siz iskeledeki kargaşayı kullandınız. | Open Subtitles | انت اثرت الفوضى على الرصيف |
| İskeledeki yerden. | Open Subtitles | على الرصيف. |
| İskeledeki adamı... | Open Subtitles | ذاك الرجل الذي في المرفأ... |