| Ve kulübe kabul edilmek için yakın zamanlı başarılı bir baltalamayla katılımcıları çıldırttığını ispat etmelisin. | Open Subtitles | عليك أن تثبت لهم عملية تصيّد ناجحة قمت بها عملية حديثة، جعلت فيها عدد كبير من أعضاء المُحادثة يفقدون أعصابهم |
| Umarım pahalı bir şeydir. Şerefe. Emily'nin hâlâ hayatta olduğunu ispat etmelisin. | Open Subtitles | أتمنى ان يكون هذا غالبا يجب عليك أن تثبت لى أن "إميلى" مازالت حية هى ليست قطعة لحمة يا رجل |
| Bize, hâlen yeterli olduğunu ispat etmelisin çabucak. | Open Subtitles | يجب أن تثبت لنا أنّك لا تزال كفؤاً.. وسريعاً |
| Sadece yargılamanın aceleye getirildiğini değil aynı zamanda babasının masum olduğunu ispat etmelisin. | Open Subtitles | يجب أن تثبت ليس فقط ان الحكم كان متسرعاً وحسب ولكن إن أباه كان بريئاً |