"isteyeceklerdir" - Traduction Turc en Arabe

    • سيريدون
        
    • سيرغبون
        
    • سيودون
        
    • فسيريدون
        
    • متلهفان
        
    • سيريد
        
    • سيريدوا
        
    • سيطالبون
        
    • لا لبس فيه
        
    • أنهم يريدون
        
    • سيرغبان
        
    • سيسمعون ما
        
    • سيحبون
        
    • سوف يريدون
        
    • سَيُريدونَ
        
    Hem lehimizde olsalar ya da bir sey istemeseler bile isteyeceklerdir. Open Subtitles بالاضافة، حتى لو كانوا قنوعين أو لا يريدون أيّ شيء سيريدون
    Ve farklı insanlar bu düğmeleri farklı değerlere ayarlamak isteyeceklerdir. TED و أناس مختلفون سيريدون ضبط الصندوق في أماكن مختلفة.
    Bugün yaşanılanlardan sonra efendim, halkın büyük bir kısmı uyanık. Eminim bizzat sizden duymak isteyeceklerdir. Open Subtitles بعد ما حدث اليوم يا سيدي، فالكثير جداً من الناس لازالوا متيقظين، أنا واثق أنهم سيريدون أن يسمعونك الليلة
    Bombanın tamamen patladığından emin olmak için, diğer bütün parçaları bulmak isteyeceklerdir. Open Subtitles سيرغبون بالعثور على الأجزاء الاخرى من الجهاز، للتيقن من أنها انفجرت تماماً
    Onlar benimle son zamanlarda ne yaptığımla ilgili konuşmak isteyeceklerdir. Open Subtitles و سيرغبون الكلام معي عن ما كنتُ أفعله مؤخراً
    Ve küçük bir bebek görmek isteyeceklerdir. Leylek yok. Open Subtitles هؤلاء الناس سيأتون لكِ بهدايا غالية و سيودون رؤية الطفل
    Eğer hala bir şans varsa hala bir umut da vardır. Bence Aang'in bunu denemesini isteyeceklerdir. Open Subtitles إذا كانت هناك فرصة و أمل أعتقد أنهم سيريدون من آنـج الذهاب
    Nasıl çalıştığını anlamak isteyeceklerdir. Open Subtitles أنت مجرد وعاء سيريدون الحصول على ما يجعلك مميزاً
    Eminim ki bunlardan bazılarını isteyeceklerdir. Open Subtitles لأننى متأكّده أنهم سيريدون بعض هذه الأشياء
    Çakallar bu adamın yakalanmasını istiyorlar. İşlerine zarar veriyor. Eğer avukatlar da göçmenleri gerçekten umursuyorlarsa, sorumlu olan kişiyi bulmak isteyeceklerdir. Open Subtitles وإذا كان المحامون يأبهون حقاً بشأن المهاجرين سيريدون معرفة المسؤول أيضاً
    Protokole göre geldiğinde arayıp haber vermem gerek.Numune isteyeceklerdir. Open Subtitles تقتضي أوامري بالتبليغ عن وصولك. سيريدون أخذ عيّنة.
    Muhtemelen çok büyük ceza almazsın ama seninle bir mesaj vermek isteyeceklerdir. Open Subtitles لن تسجني لوقت طويل ولكن ولكن سيريدون أن بجعلك مثال
    Eminim gazetenin yerel haberler birimindeki çocuklar senin şeye olan bağımlılığını öğrenmek isteyeceklerdir.. Şeye bağımlılığını... Open Subtitles حسناً ، أعتقد أن المسؤولين سيرغبون بمعرفةأنلديكإدمانلـ..
    Diğer soygunun olması muhtemel değilse hapları en üst kademeye kadar takip etmek isteyeceklerdir. Open Subtitles ان سرقة اخرى قريبة الحدوث، سيرغبون بتتبع العقاقير
    Bence bunu çabucak bitirmek isteyeceklerdir. Open Subtitles أظن أنهم سيرغبون في إغلاق هذا النلف بسرعة.
    Çocuğu iyi bir çevrede büyüteceğimizi görmek isteyeceklerdir. Open Subtitles فهم سيودون أن يعلموا أننا سنربي الطفل في بيئةٍ صحية
    Dalekler savaşacaklarsa, baş düşmanlarını bulmak isteyeceklerdir. Open Subtitles - إن كانَ الداليك في الحرب, فسيريدون عدوهم الأول -
    Yani, Sophia'nın işleri orada ve ben de E'ye yardımcı olurum Johnny ile Turtle da mümkün olduğunca orada olmak isteyeceklerdir. Open Subtitles مقر عمل (صوفيا) هناك، يمكنني مساعدة (إي)، و(جوني) و(دراما) متلهفان ليكونا هناك
    Dükkanın önüne koltuk koyarsan insanlar oturmak isteyeceklerdir. Open Subtitles إذا وضعت المقاعد أمام متجرك سيريد الناس الجلوس عليها
    - Valla, bence insanlar bunu görmek isteyeceklerdir. Open Subtitles -أعتقد أن الناس سيريدوا رؤية هذا
    Dünyanın geri kalanı Yıldız Geçidi'ni öğrendiğinde ona sahip olmak isteyeceklerdir. Open Subtitles بمجرد أن يعرف بقية العالم عن البوابة النجمية، ربما سيطالبون بها
    Dedektifler yarın sabah seninle yeniden görüşmek isteyeceklerdir ve bazı şeyleri netleştirmemiz lazım. Open Subtitles سيريد المحقّقون مقابلتك مجدداً في الصباح، و علينا انهاء بعض الأمور بشكل لا لبس فيه!
    Ben tek çocuklarıyım. Dün evlendim. Büyük ihtimalle bunu bilmek isteyeceklerdir. Open Subtitles أنا أبنتهم الوحيدة ، و تزوجتُ بالأمس و من المحتمل ، أنهم يريدون معرفة هذا الامر
    Odayı görmek isteyeceklerdir. Open Subtitles سيرغبان برؤية الغرفة
    Belki de, onlara sunduğum teklifi gözden geçirmek isteyeceklerdir. Open Subtitles أو ربما سيسمعون ما لدي من مقايضة
    Eminim gelmek isteyeceklerdir. Open Subtitles أَنا متأكّدُ سيحبون زيَاْرَتك.
    Beni şimdi daha çok isteyeceklerdir. Open Subtitles سوف يريدون الاطاحه بي اكثر الان من السابق
    Sadece seni geri çevirmek isteyeceklerdir. Open Subtitles هم سَيُريدونَ فقط أَنْ يُغيّروك تَدْعمُ.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus