| Bak lisedeki arkadaşların çok önemlidir. İyi arkadaşlar sana ilham verir. | Open Subtitles | أنظر,أصدقاء المرحلة الثانوية خطيرون, الأصدقاء الجيدون يلهمونك |
| Bu şekilde, kızkardeşlik sağlam tutuluyor ve iyi arkadaşlar aile kadar önemlidir, değil mi? | Open Subtitles | بهذه الطريقة تظل علاقتنا الأخوية سليمة و الأصدقاء الجيدون مهمون بنفس قدر أهمية الأسرة, صحيح؟ |
| Aslında üçümüz birden en iyi arkadaşlar olabiliriz. | Open Subtitles | من المحتمل أن ثلاثتنا مُقدر لنا أن نكون أفضل أصدقاء معاً |
| Denizde beraber geçirilen bir saatten sonra en iyi arkadaşlar olacaklar. | Open Subtitles | ساعة واحدة في البحر سوية، سَيصْبَحُون أفضل الأصدقاءِ. |
| İyi arkadaşlar, çokça limon, bir çok kez melek görünmesi. | Open Subtitles | أصدقاء جيدون ، الكثير من الليمون ، اشاعات عن رؤية الملائكة |
| Yani, bizlerin insanlar olarak görevimiz çocuklarımıza ebeveynlik yapmak, onlara iyi arkadaşlar bulmak, iyi bir iş bulmak. | TED | لذلك، فعملنا، كبشر، هو أن نربي أدمغتنا الطفلة، لإيجاد أصدقاء جيدين لهم، لإيجاد عمل جيد لهم. |
| Eğer gidersen nasıl en iyi arkadaşlar oluruz? | Open Subtitles | كيف يمكن أن نكون أصدقاء مقربين بدون وجودك هنا |
| Bunun gibi şeylerde hemfikir oldukları için çok iyi arkadaşlar. | Open Subtitles | هن صديقتين مقربتين لأنهن يتفقن على أمور كهذه |
| Hastalandığın akşam bir zamanlar en iyi arkadaşlar... | Open Subtitles | في تلك الليلة عندما وقعت أنت فريسة للمرض بسبب هذه المرأة أصبح أفضل الأصدقاء أعداءا و انتحر رجل آخر في نفس تلك الليلة |
| İyi bir iş, İyi arkadaşlar | Open Subtitles | الشغل الجيد. الأصدقاء الجيدون. |
| Değiliz tabi ki. İyi arkadaşlar böyle bir şey yapmaz. | Open Subtitles | لا، الأصدقاء الجيدون لا يفعلون ذلك |
| Gabby,benim görüşüm de şu yönde: iyi arkadaşlar kriz anlarında yardım önerirler. | Open Subtitles | جابي)، الأمر هكذا بالنسبة لي) الأصدقاء الجيدون يعرضون خدماتهم في الأزمات |
| İkimizin en iyi arkadaşlar olarak sonlanacağı mükemmel bir gece geçirmesini istedim. | Open Subtitles | وأردت جعلها ليلة رائعة بيننا حيث ننتهي أفضل أصدقاء |
| En iyi arkadaşlar? Bu defa sen imparator olursun. | Open Subtitles | أفضل أصدقاء بوسعك أن تكون ملكاً هذه المرّة. |
| En iyi arkadaşlar birbirlerine yardım etmeyi teklif ediyor. | Open Subtitles | أفضل الأصدقاءِ يَعْرضونَ للمُسَاعَدَة بعضهم البعض. |
| Ama hangimizi kabul ederse etsin hep en iyi arkadaşlar olarak kalacağız. | Open Subtitles | نحن سَنَكُونُ أفضل الأصدقاءِ دائماً. |
| Umarım dışarıda daha iyi arkadaşlar edinir. | Open Subtitles | أتمنى أن يحصل على أصدقاء جيدون في الخارج |
| İyi arkadaşlar mı? | Open Subtitles | أصدقاء جيدون ؟ نحن على اتصال دائماً |
| Ama gurur duyacağın çok şey olmuştur, Tru. İyi arkadaşlar. | Open Subtitles | ولكن لديك الآن أشياء كثيرة تجعلكِ فخورة بنفسكِ , أصدقاء جيدين |
| Ondan gerçekten hoşlandım. Sizin neden en iyi arkadaşlar olduğunuzu anlayabiliyorum. | Open Subtitles | لقد أعجبتنى حقاً،أستطيع أن أدرك لماذا أنتم أصدقاء مقربين |