| Durumu izah ettim. Yakında burada olur. | Open Subtitles | وشرحت له الوضع وأخبرني أنه سيأتي قريباً. |
| Durumu izah ettim. Yakında burada olur. | Open Subtitles | وشرحت له الوضع ، سيصل قريباً |
| Bana karşı yaptığın mantıksız suçlamaların asılsız olduğunu fark ettiğini ben izah ettim. | Open Subtitles | لقد شرحت لهم بالفعل انك أدركت أن ادعاءاتك السخيفة ضدي كانت خاطئة |
| Planlarının girişimi tehlikeye attığını kendisine izah ettim. | Open Subtitles | أوضحتُ له إقناعًا أنّ خططته عرّضت المشروع العام للخطر. |
| Planlarının girişimi tehlikeye attığını kendisine izah ettim. | Open Subtitles | "أوضحتُ له إقناعًا أنّ خططته عرّضت المشروع العام للخطر" |