| Benden önceki, müdür Johnson ve Blackwell gibi, davranış programlarım yok benim. | Open Subtitles | على خلاف أسلافِي المأمور جونسن والمأمور بلاكويل أنا لا أملك برامج توجيهيه. |
| Benden önceki, müdür Johnson ve Blackwell gibi, davranış programlarım yok benim. | Open Subtitles | على خلاف أسلافِي المأمور جونسن والمأمور بلاكويل أنا لا أملك برامج توجيهيه. |
| Dul Johnson aradı. Onu saat sekizde değil, yedide almanı söyledi. | Open Subtitles | ارمّلْة سيد جونسن تقول أذهب اليها في السابعة، لَيسَ في الثامنة |
| Yani yarından itibaren, Mark Johnson veya John Markson olacağım. | Open Subtitles | لذا غداً، أنا سَأَكُونُ أمّا مارك جونسن أَو جون ماركسون |
| Karınızı aradığınızda, ona Bayan Johnson'ın... eski sevgililerinizden biri olduğunu söylediniz mi? | Open Subtitles | على الهاتف، قلت أن الآنسة جونسون كان واحدا من السابقين الخاص بك؟ |
| El işlerimden bazılarını Dul Johnson'a vereceğim de. | Open Subtitles | أنا ذاهب الى الأرملةِ جونسن لأعطيها بعض من أعمالي اليدوي |
| Ben Ajan Johnson. Bu da Özel Ajan Johnson. | Open Subtitles | أَنا العميل جونسن هذا العميل الخاصُّ جونسن |
| Kederli dostlarımız, burada ölümü hepimizi meraklandıran... ve hayrete düşüren Rick Johnson'ı uğurlamak için toplandık. | Open Subtitles | نتجمع هنا في الندم لريك جونسن شاب موته يربكنا ويحيرنا ريك كانت في بداية عمره محبوب من الجميع |
| Leo Johnson yerin dibine girdi sanki. Bahse girerim evinin yakınlarında saklanıyordur. | Open Subtitles | "ليو جونسن" ذاهب إلى الهاوية، أنا واثق من أنه مختبئاً قرابة منزله |
| Sence Leo Johnson'a banyo yaptırmaktan daha önemli işlerim yok mu? | Open Subtitles | أتظنين أن ليس لديّ شيء مفيد أفعله لأقوم بتغسيل "ليو جونسن"؟ |
| Bela Lugosi ve İsveçli güreşçi Tor Johnson'ın oynadığı. | Open Subtitles | مع بيلا لوغوسي والمصارع السويدي تور جونسن |
| Başkan Johnson dört onur madalyasını, her bir... | Open Subtitles | منح جونسن 4 رجال من القوات المسلحة أوسمة الشرف |
| Bayan Johnson, bu sınıfınız için onaylanmış bir müfredattır. | Open Subtitles | آنسة جونسن ذلك المنهج يتم تطبيقه للفترة الثانية |
| Verna Johnson'ın tırnaklarında bulunan kanın genetik tahlilinin sonuçları geldi. | Open Subtitles | عندي النتائج من الإختبار الوراثي الدمّ وجد تحت مسامير فيرنا جونسن. |
| Kampı eskiden işleten kadına ne dersiniz? Bayan Johnson. | Open Subtitles | ماذا عن السيدة، جونسن التي اعتادت فتح المُخيّم؟ |
| Onun son güzel olduğu gün, Johnson başkan olduğu zamandı. | Open Subtitles | آخر يوم الجمالِ كَانَ أثناء إدارة جونسن. |
| Mrs.Johnson'nın çimleri güzel gözüküyor. | Open Subtitles | يَبْدو عشبُ السّيدةِ جونسن في حالة جيّدة. |
| Tanrı şahidim olsun Susie Johnson bifteğinin üstüne kustu. | Open Subtitles | لقد كانت بشعه لدرجه ان سوزي جونسن تقيأت شريحه اللحم المتبله التي اكلتها. |
| Amerikan başkan yardımcısı Lyndon Johnson, şehre Kennedy'nin temsilcisi sıfatıyla uçtu. | Open Subtitles | ،نائب الرئيس الأميركي ،ليندون جونسون والذي ذهب للمدينة كممثل شخصي لكينيدي |
| Ben sizinle karate yapabilirim, Bayan Johnson. | Open Subtitles | سأحاول ممارسة بعض الكاراتيه معك آنسة جونسين |
| Evet, Magic Johnson gördüğüm en iyi gard. | Open Subtitles | نعم , جوهانسون الساحر كان افضل حارس رأيته اطلاقا |
| Çalışmalarım Michigan Üniversitesi'nde ve zamanımı da Masters ve Johnson'ın kliniğinde harcadım. | Open Subtitles | من دراستي في جامعة ميشيغان ووقتي الذي قضيته في عيادة ماسترز وجونسون. |
| O zaman balistik tecrübenize ve bu silahla yaptığınız deneylere dayanarak, Bay Johnson, bu merminin bu silahtan çıktığını söyler miydiniz? | Open Subtitles | اذن على أساس خبرتك في القذائف سيد جوهانسن واختبارك لهذا السلاح تريد ان تقول ان الرصاصة انطلقت من هذا السلاح |
| ...ama Grier tarafında bloke oldu. Boardner Johnson'a pas yolladı. | Open Subtitles | ولكنه منع منقبل غرير بوردنر يمرر إلى جوهنسون |
| Aman dikkat Johnson. | Open Subtitles | احذر ياجونسون |
| Ayrıca Johnson çete vak'alarına bakmıyormuş ve Lopez'in de bir sabıkası yok. | Open Subtitles | لا. وجونسن ما كَانَ يُشغّلُ العصاباتَ. ولوبيز ما كَانَ عِنْدَهُ a سجل. |
| Drop Johnson dün iki binlik yatırdı. | Open Subtitles | دروب غونسون " راهن بألفي دولار " على واحد يوم أمس |