| Genellikle insanlara yardım eder bazen de kontrolünü kaybeder, ama o kötü biri değildir. | Open Subtitles | هو عادة يساعد الناس لكنه احيانا يفقد السيطرة لكنه ليس شخصاً سيئاً |
| Chris kızdığı zaman tam bir pislik olabiliyor, ama gerçekten kötü biri değildir. | Open Subtitles | كريس" يصبح شخصاً أحمق" عندما يكون غاضباً لكنه بالحقيقة ليس شخصاً سيئاً |
| kötü biri değildir. | Open Subtitles | لأنه ليس شخصاً سيئاً. |
| Belki de o kadar da kötü biri değildir. | Open Subtitles | ربما هو ليس سيئاً اتعلمين |
| O kadar kötü biri değildir. | Open Subtitles | هو ليس سيئاً إلى هذه الدرجة |
| Onu tanırım, kötü biri değildir. | Open Subtitles | يعجبني، إنّه ليس شخص سيء. |
| Benim kardeşim kötü biri değildir. | Open Subtitles | أخي ليس شخص سيء. |
| O kadar kötü biri değildir. | Open Subtitles | هو ليس سيئاً |