| -Seninle tartışmayacağım, jerry. Ya benimle buluşursun, ya kız kardeşine el atarım. | Open Subtitles | المشكلة ليست بك جيرى أذا لم تخرج معى الليلة سأخرج مع أختك |
| kız kardeşine buraya gelmesini söyle. Sessizce sor. Burada bekleriz. | Open Subtitles | اخبرى أختك ان تأتى الى هنا و لكن بهدوء دون أن يشعر أحد و سننتظرها هنا |
| kız kardeşine ne oldu bilmiyorum, ama o da diğerleri gibi... | Open Subtitles | وأجهل ما حدث لأختك ولكنه كان مماثلاً لما حدث في السابق |
| Bu sekans da hoş. Bu küçük bir çocuk, altı yaşında, büyük kız kardeşine ne yapacağını söylüyor. | TED | هذه السلسلة ايضاً جيدة. هذا الطفل الصغير، ست سنوات، يخبر أخته الأكبر ماذا تفعل. |
| Hah, annen ve ben hala sana ve kız kardeşine değer veriyoruz. | Open Subtitles | أجل، أنا وأمك ما زلنا نكترث لأمرك ولأمر شقيقتك |
| kız kardeşine nafaka vermekten bıktım. | Open Subtitles | أعمال النفقة هذه مع أختك خرجت عن السيطرة |
| O senin kız kardeşine sulanıyordu. | Open Subtitles | أو اختك المعتوهه ذات الصدور المستديرة نعم أختك |
| kız kardeşine babasıyla ilgili bir peri masalı anlattın. | Open Subtitles | تخبري أختك بقصة خرافية عن والدها الحقيقي |
| kız kardeşine babasıyla ilgili bir peri masalı anlattın. | Open Subtitles | تخبري أختك بقصة خرافية عن والدها الحقيقي |
| Bundan sonra, kız kardeşine 6 metreden fazla yaklaşmamalısın. | Open Subtitles | من الآن فصاعد لابد أن تبقى على بعد 20 قدماً على الأقل من أختك |
| Ve baban kız kardeşine senin kendinden ve tüm yaradılışından sıkıldığını açıklar. | Open Subtitles | . وحينما يفسر أبيك الأمر لأختك .... حينها سوف تتعب من نفسك |
| Ve baban kız kardeşine senin kendinden ve tüm yaradılışından sıkıldığını açıklar. | Open Subtitles | . وحينما يفسر أبيك الأمر لأختك .... حينها سوف تتعب من نفسك |
| Dışarı. Pekâlâ, kız kardeşine benden selam söyle. | Open Subtitles | فقط خارجة قولى مرحباً لأختك بالنيابة عنى |
| Evet, ona borçlu olduğumu düşünüyordum. Annesine ve kız kardeşine çok iyi bakmıştı. | Open Subtitles | نعم ، لقد ظننت أننى مدينة له ، لقد قام بالإعتناء بأمه و أخته |
| Karına, kız kardeşine, annene veya kız arkadaşına ne yaptığımı düşündüğünü bilmiyorum ama bilmeni isterim ki hislerim gerçekti. | Open Subtitles | اسمع , لا أعرف ما تظن بأنني فعلته لزوجتك أو حبيبتك والدتكَ أو شقيقتك |
| O genç ve ateşli kız kardeşine asitle saldırmaktan suçlu bulunmuş. | Open Subtitles | تعترف بجرم الهجوم على أختها الأصغر, والأجمل بالحمض |
| Çevremizdekilere ulaşmak için senin şirin kız kardeşine ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | اقصد نحن لانحتاج اختك الجميلة ان تحاول ان تتفوق علينا |
| Çünkü dünyadaki az sayıda kadın kalp nakli cerrahlarından biri hastanende çalışıyor ve ben hastamla kız kardeşine kalbi alamayacaklarını söylemeyeceğim. | Open Subtitles | لأنك تملكين المرأة الوحيدة المتخصصة في جراحة زراعة القلب في العالم وأنا لن أخبر شقيقة مريضتي أنها لن تحظى بذلك القلب |
| Hayır, o bir annenin kız kardeşine yazdığı ve kızını aslında evlat edinmiş olduğunu itiraf ettiği bir mektuptu. | Open Subtitles | بل كانت رسالة أم تكتب لأختها تعترف بأن الفتاه المتبناه هى ابنتها حقيقةً |
| Öğrendiklerim: kız kardeşine göre | Open Subtitles | طبقا لأخته كان لديه كلام مع وكلاء العقارات |
| Ayrıca cep telefonundan kız kardeşine mesaj attım. Endişelenmesin diye. | Open Subtitles | وأنا راسلتُ أختكِ برقم هاتفكِ الخليوي لكي لا تصبح قلقة |
| Sözü açılmışken, kız kardeşine ne olduğunu bulup bulamayacağımıza bir bakalım. | Open Subtitles | بالحديث عن ذلك سنرى إنْ كان بوسعنا معرفة ما حدث لشقيقتك |
| kız kardeşine biraz güven, tamam mı? | Open Subtitles | عليك أن تؤمن بأختك قليلاً , حسناً ؟ |
| Nasıl bir adam çocukları böyle bir şey için kullanır? - kız kardeşine ulaşabildin mi? - Hayır, henüz değil. | Open Subtitles | أي نوع من الأشخاص يستغل الأولاد ؟ هل أنقذتِ شقيقتكِ ؟ |
| Hayır. Doğudaki kız kardeşine ulaştık. Onu yıllardır görmemiş. | Open Subtitles | كلا، تعقبنا شقيقته في الشرق، لم تره منذ سنوات |
| - Kim Hye Jin'in kız kardeşine hiçbir şey söylemedim. Söylersem zor durumda kalabilirsin diye düşündüm. | Open Subtitles | أنا لم أقل شيئا لأخت كيم هي جين ظننت أنّك ذلك سيضعك بموقف غريب |