| Elleri kanayana kadar kamış kesenlere günlük bir peso veren adamla iş yapıyorsunuz. | Open Subtitles | لديك عمل مع رجل الذي يدفع بيزو واحداً في اليوم ليُقطع القصب حتى تنزف أيديهم |
| Ellerimiz kanayana kadar her kapıyı çalacağız. | Open Subtitles | نحن سنضرب كل باب حتى تنزف مفاصلنا |
| Aynı şerefsiz, çocuğun birini memeleri kanayana kadar koşturmuştu. | Open Subtitles | نفس الوغد الذي جعل طفل يركض... حتى تنزف حلماته |
| Elleri kanayana kadar yoldaki o kayayı kazmaya başlamış. | Open Subtitles | فراحت تجتثّ الصخرة من الطريق حفرًا بيديها حتّى نزفتا |
| Elleri kanayana kadar yoldaki o kayayı kazmaya başlamış. | Open Subtitles | فراحت تجتثّ الصخرة من الطريق حفرًا بيديها حتّى نزفتا |
| Evet, hiç bir şey ellerin kanayana kadar kürek çekmekten daha kıyak değildir. | Open Subtitles | بلى ... لا يوجد ما هو اروع من ان تجدف حتى تدمى يداك |
| Kollarındaki yanık izlerinni kanayana kadar kazımıştı. | Open Subtitles | كانت تحك ندوب الحروق على يديها حتى تنزف |
| Rachel büyük bir ihtimalle parçasını ses telleri kanayana kadar tekrar, tekrar prova ediyordur. | Open Subtitles | (رايتشل) ربما تتدرب على أغنيتها الآن، مراراً وتكراراً، حتى تنزف حبالها الصوتية. |
| Gözlerimiz kanayana kadar okuyabiliriz ama daha açık bir hal almıyor. | Open Subtitles | انظر، نستطيع قراءة هذا حتى تدمى أعيننا لكن هذا لن يقوم بإيضاح المزيد |
| Pizza sipariş edip "Beatles Rock Band" müzik oyununu parmaklarımız kanayana kadar oynayacağız. | Open Subtitles | سنقوم بطلب بيتزا "Beatles rock band" ونلعب لعبة حتى تدمى أصابعنا |