| Memphis kenarındaki ülkesi karanlıkla kaplıymış ve yılanlar...yaşarmış. | Open Subtitles | أراضيه قرب ميمفيس مغطاة بالظلام وسكنت من قبل الثعابين |
| Kurban tepeden tırnağa, alev hızlandırıcı ile kaplıymış. | Open Subtitles | الضحية كانت مغطاة من الرأس إلى أخمص القدمين بسرعة. |
| Odadaki halının üzeri meni lekeleriyle kaplıymış. | Open Subtitles | ووجدوا السجادة الموجودة في تلك الغرفة مغطاة بلطخات من السائل المنوي؟ |
| Oda sanki aynalarla kaplıymış gibi olurdu. | Open Subtitles | وستبدو الغرفة لو كأنها مغطاة بمرايا |
| Tamamen külle kaplıymış her yeri. Hayalet falan olduğunu sanmışlar. | Open Subtitles | كانت مغطاة بشدة بالرماد، ظنوا إنها شبح |
| Elbise parçaları Mark'ın DNA'sıyla kaplıymış. | Open Subtitles | و مغطاة بحمض مارك النووي |