| Hemen sonrasında servetine yeniden kavuştu ve yüksek sosyeteye geri döndü. | Open Subtitles | صحيح أنه بعد ذلك ، استعاد ثروته وعاد الى المجتمع الراقي |
| Galliston karısına kavuştu ama hala Vincent'in peşinde. | Open Subtitles | جاليستون استعاد زوجتة , وحتى الان ما زال يتعقب فينسنت |
| Oğlun babasına kavuştu. | Open Subtitles | ابنك استعاد أباه وعرف هوية والده بدقة |
| - Önceki Başrahip hastaydı, ancak sağlığına kavuştu. | Open Subtitles | رئيس الدير السابق كان مريض لكن إستعاد صحته |
| Sue ailesini geri aldı, Brick biraz huzura kavuştu ve ben bir polis tarafından kenara çekildim. | Open Subtitles | وسو استعادت عائلتها وبريك استراح قليلًا وأنا أوقفني رجل شرطة |
| Ardından dudakları kavuştu ve o, bunları düşünmeyi bıraktı. | Open Subtitles | ثم وجدت شفتاه شفتاها مما جعلها تتوقف عن التفكير نهائياً |
| - birden, umulmadık bir şekilde bilincine kavuştu. | Open Subtitles | ..... فجأة و بشكل غير متوقع استعاد وعيه ثانيةً ... . |
| Başkan Palmer bilincine yeniden kavuştu. | Open Subtitles | الرئيس (بالمر) استعاد وعيه |
| Tony Almeida bilincine kavuştu ve tedavi ediliyor. | Open Subtitles | سيد ميجيل - أجل ؟ - لقد إستعاد تونى ألميدا الوعى و هو فى النقاهة |
| Ama Kovac sağlığına kavuştu tamam mı? | Open Subtitles | لكن إستعاد (كوفاك) عافيته من جديد ، حسناً ؟ |
| Bu sıcaklığa ebedi istirahatgahında kavuştu. | Open Subtitles | لقد استعادت دفئها في مثواها الأبدي. |
| Ağlıyorum çünkü Lizzie tekrar gözlerine kavuştu. | Open Subtitles | ابكي لأن ليزي استعادت بصرها |
| O kızını kurtardı. Huzura kavuştu. | Open Subtitles | لقد أنقذت إبنتها ثم وجدت السلام |
| O kızını kurtardı. Huzura kavuştu. | Open Subtitles | لقد أنقذت إبنتها، ثم وجدت السلام. |