Çoğu insan kaybedecekleri hiçbir şeyin olmadığını sanıyor. | Open Subtitles | الكثير من الناس يعتقدون أن لا شيء لديهم ليخسروه |
Ben varoşlara gidiyorum ve onlara kaybedecekleri bir şey veriyorum. | Open Subtitles | ذهبت إلى "فافيلا"، وأعطيتهم شيئًا ليخسروه |
Eğer insanları şiddet ile yönetirsen kaybedecekleri bir şey olmadığı için eninde sonunda ayaklanırlar. | Open Subtitles | إذا حاولت السيطرة على الناس بالقوة فسيقاتلونك في النهاية، لأن ليس لديهم ما يخسروه |
Çünkü kaybedecekleri hiçbir şey olmaz. | Open Subtitles | لأن ليس لديهم ما يخسروه وهذا هو المفتاح |