| Televizyon ve öteki medya kuruluşları, tilkilerle rakunların modernleşme yüzünden ortadan kaybolduklarını söylüyor. | Open Subtitles | التلفاز و وسائل الاعلام الاخرى تقول بان الثعالب و الراكون قد اختفوا بسبب التطور السكني |
| Çünkü yakınları uyuşturucu sorunları nedeniyle kaybolduklarını sanıyor. | Open Subtitles | لأن احبائهم سيفترضون انهم اختفوا فقط بسبب مشاكلهم مع المخدرات |
| Hiç kimse neden veya nereye kaybolduklarını öğrenemiyordu. | Open Subtitles | لا احد يستطيع ان يفسر اين او لماذا اختفوا. |
| Ve kervan duruyor çünkü kaybolduklarını düşünmeye başlıyorlar ve çünkü önlerinde dağların yükseldiğini görüyorlar. | Open Subtitles | والآن تتوقف القافلة... لأن البعض منهم يعتقدون أنهم ضاعوا... ولأنهم يرون الجبال تتراءى أمامهم |
| Ve onlar kaybolduklarını söylerlerse biz de... "İyi, biz Foster City'e gidiyoruz, eyvallah" deriz. | Open Subtitles | وا ذا اخبرونا بانهم ضاعوا نقول حسنا نحن ذاهبون لمدينة-فوستر-وداعا |
| O zaman birileri kesinlikle kaybolduklarını fark etmişlerdir. | Open Subtitles | إذن فابلتأكيد سيلاحظ أحداً أنهم مفقودات |
| kaybolduklarını söylemedim. Gittiler dedim. | Open Subtitles | لم أقل أنهم اختفوا بل قلت أنهم رحلوا. |
| "Hala nereye kaybolduklarını bilmiyoruz" | Open Subtitles | لازلنا لانعلم اين اختفوا |
| Jane gelmeden önce ortadan kaybolduklarını söylediğini sanıyordum. | Open Subtitles | (اعتقدت أنكِ قُلتِ أنهم اختفوا قبل ظهور (جين |