| Kanada'da yeni bir kimlikle yaşadığını biliyoruz. | Open Subtitles | نحن نعلم أنه يعيش الآن في كندا تحت هوية جديدة |
| Gizli kimlikle bu işi alırsan, kimse de bilmez. | Open Subtitles | خذ المهمة تحت هوية منتحلة ولاداعي لأحد أن يعرف |
| Yeni bir kimlikle Miami'de saklanan, uluslar arası bir kaçak. | Open Subtitles | هو طريد دولي يختبئ ,في ميامي تحت هوية جديدة |
| Anlamı yarattıktan sonra bu anlamı yeni bir kimlikle birleştirmeniz gerekir. | TED | بعد أن تُصِغْ المعنى تحتاج إلى دمج ذلك المعنى بهوية جديدة. |
| Yaptığın her şeyin, araba kiralama vesaire, sahte kimlikle yapılmasını istiyorum. | Open Subtitles | كل ما تفعله , ايجار سيارة اياً كان افعله بهوية مزورة |
| Bunun kimlikle ya da kendini ait hissettiğin sosyal kültürle pek alakası yok. | Open Subtitles | أنها ليست الكثير عن الهوية أو الثقافة الاجتماعية مهما كنت تعتقد أنك تناسب. |
| Bu kız, sen onu bir şekilde bulup, izini sürüp öldürene kadar Amerika'da çalınmış bir kimlikle gizlenerek yaşıyordu. | Open Subtitles | كانتتعيشبالولاياتالمتحدةالأمريكية، متخفيّة بهويّة مسروقة عندمااكتشفتذلكبطريقةما، |
| Yeni bir kimlikle, Kanada'da yaşadığını öğrendik. | Open Subtitles | نحن نعلم أنه يعيش الآن في كندا تحت هوية جديدة. |
| Çocuklardan biri sahte kimlikle içki almıştı. | Open Subtitles | كانت رحلة تعليميّة أحد الأولاد كان يملك هوية مزيفة |
| Oraya yeni bir kimlikle git | Open Subtitles | سوف نذهب الى هناك، مع جديد، هوية لأصدقائنا. |
| Yarın bu saatlerde yeni bir kimlikle yeni bir hayata yelken açabilirsin. | Open Subtitles | بحلول الغد، ستكون فى حياة جديدة بالكامل مع هوية جديدة |
| Bir casus gizli kimlikle operasyondayken güvenlik seçenekleri sınırlıdır. | Open Subtitles | بالنسبة لجاسوس يعمل تحت هوية مغطاة خيارات الحماية محدودة |
| Çünkü eğer kocanızın cinayetinde masum olduğunuza karar verirsek size başka bir kimlikle, başka bir şehirde yeni bir başlangıç şansı verebiliriz. | Open Subtitles | لأننا لو قررنا أنكِ بريئة من قتل زوجك يمكن أن توفر لك هوية بديلة |
| ...ki bunlardan birisi gerçeği çarpıtarak sahte kimlikle yapılmış. | Open Subtitles | الجمع بين زوجتين وعدة تهم فساد اخرى وتهمة تزوير هوية واحدة |
| Askeri sistemde bir kimlikle eşleşti ve eşkalimize de uyuyor. | Open Subtitles | لقد وصلنا إلى هوية من قاعدة البيانات العسكرية وهي تطابق رسومنا |
| Geçen sürede başka bir kimlikle Çin üzerinden dolaştı durdu. | Open Subtitles | خلال هذا الوقت، لقد كان يتجول .في الصين بهوية مُختلفة |
| Ya başka şehirde yeni kimlikle,insanları öldürmeye devam ederse? | Open Subtitles | أعني ، ماذا لو ظهرت في مدينة جديدة بهوية جديدة وقتلت مزيداً من الناس ؟ |
| Anlaması zor olabilir ama yıllardır gizli kimlikle yaşıyordum. | Open Subtitles | ربما هذا صعب الفهم ولكن لسنوات كنت أعيش بهوية سرية |
| Bu, içimdeki kimlikle ve her insanın topluma ve farklı bakışlara katkıda bulunma kapasitesiyle bir bağlantı kurdu. | TED | ولامست في داخلي شيئاً عن الهوية ، عن قدرة كل شخص في المساهمة في المجتمع ، بطريقةٍ تبعث بالأمل. |
| Belki de bu nedenle kimlikle ya da kökenle ilgili sorulara cevap vermek benim için zor. | TED | ربما ذلك هو السبب أنّني أجد صعوبة في الإجابة على الأسئلة التي تخص الهوية والأصل. |
| Belki de bu kimlikle iyi bir şeyler yapacak bir şey bulunca. | Open Subtitles | ربما اذا وجدنا شيء جيّد نفعله بهذه الهوية |
| Hey, depo çalıntı kimlikle kiralanmış. | Open Subtitles | تمّ إستئجار وحدة التخزين بهويّة مسروقة. من نعرفه كان يُطارد هذه؟ |