| Onu çok az görüyorum. kocasıyla çarpıştım. Ciddi birine benziyor. | Open Subtitles | بالكاد أراها , قابلت زوجها من قبل, لقد بدا جاداً |
| kocasıyla olan tüm sorunlarını benim üstüme yüklüyor gibi sanki. | Open Subtitles | كما لو أنها تخلصت من كل مشاكلها مع زوجها على |
| Nasıl bir anne kızının evlilik yıldönümünü kızının eski kocasıyla geçirir? | Open Subtitles | أي نوع من أمهات تقضي ذكرى زواج أبنتها مع زوجها السابق؟ |
| Kadının hikâyesi aldatan kocasıyla ilgiliydi. Adamın hikâyesi ise yasını anlayamayan karısı ile ilgili. | TED | قصتها حول زوج يغش، وقصته حول زوجة لا تفهم حزنه. |
| -Arkadaş dediğin, arkadaşının eski kocasıyla üstelik de o arkadaşının sıcak küvetinde seks yapmaz. | Open Subtitles | الأصدقـاء لا يضاجعـون زوج صديقتهـم السابـق فـي حـوض مـاء ساخـن |
| Kız arkadaşım ve kocasıyla bu kadar iyi vakit geçirebileceğimi hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | أتعرفون, لم أعتقد مطلقا أنني سأقضي وقت طيب متسكع مع صديقتي وزوجها |
| kocasıyla konuşmak kadını geri getirmeyecekti. | Open Subtitles | وأعتقدت أنهم سيتحدثون مع الزوج وسيقول أننى لم أستطيع انقاذ حياة زوجته |
| Söylediği bir şey yok ama onu kocasıyla konuşurken gördüm. | Open Subtitles | إنها تقول إنها لن تذهب، ولكني رأيتها تتحدث مع زوجها |
| Kurban kocasıyla buluşmak için o gece lokantaya gitti ama kocası gelmedi. | Open Subtitles | اذا كان يفترض بالضحية ان تلتقي مع زوجها لموعد في تلك الليلة |
| Müvekkillerimden biri de aslında kocasıyla şu çöpçatanlık şeyi sayesinde tanışmıştı. | Open Subtitles | واحدة من زبائنى قابلت زوجها فى واحدة من وساطة الزواج تلك |
| Ama kadınlara özgü hastalıktan olduğunuzda ve kadın gibi göründüğünüzde, burda Barbara'nın kocasıyla olduğu gibi, tedavi olmuyorlar. | TED | أما عندما تتعرض للنموذج النسائي من المرض، وتظهر بمظهر أمرأة كما تبدو هنا باربارا مع زوجها لا يقدم لها العلاج |
| Ertesi sabah, sözümona kliniğe tekrar geldiğinde, ilk hastasını, kocasıyla beraber kendisini beklerken buluyor. | TED | في اليوم التالي، عندما عادت للمكان المسمى بالعيادة مريضتها الأولى كانت في انتظارها مع زوجها |
| 27 yaşına geldiğinde gelecekteki kocasıyla tanışacak bir sonraki yıl nişanlanacak ve bir sonraki yıl da evlenecekti. | TED | ستقابلُ زوجها المستقبلي بحلول بلوغها 27 عامًا، وستخطب في العام التالي وستتزوج عامًا بعد ذلك. |
| 22:30'da kocasıyla konuştuktan sonra ve saat 23:00'te soyguncunun kaçtığını görmeden önce bir ara. | Open Subtitles | في وقت ما بعدما تحدث لها زوجها الساعة 10: 30 وقبل أن ترى اللص يهرب الساعة 11: |
| Çünkü ölmüş olsaydı, kocasıyla asla konuşamazdı. | Open Subtitles | لأنه لو كانت ميتة زوجها ما كان ليتحدث لها |
| Gördüğün kadın ölen kocasıyla birlikte yakılacak. | Open Subtitles | السيدة التى رأيتموها ستحرق على محرقة الجثث التى أستخدمت فى جنازة زوجها |
| Daha çok kız kardeşinin ölen kocasıyla meşgul olacaktır. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ أكثر قَلَقاً. لقد مات زوج أخته. |
| Bir arabanın arkasında ilişkiye girmek istediğin kadının kocasıyla bunları konuşamazsın. | Open Subtitles | لا أن تتكلم مع زوج المرأة التي ترغب بممارسة الجنس معها في السيارة |
| -Bu sanat yönetmeni bu foto editörünün kocasıyla kaçmış. | Open Subtitles | المديرة الفنية هذه هربتْ مع زوج محررة الصور هذه |
| Hayır, kocasıyla sadece haftasonları için gelirler. | Open Subtitles | كلا , هى وزوجها جائوا خلال اجازات نهاية الاسبوع |
| Maktulün kocasıyla konuşmak istediğini böyle mi belirtiyorsun? | Open Subtitles | هل هذه طريقتك لقول انك تريدين اتحدث إلى الزوج |
| Kadını vuralım, kocasıyla sonra ilgileniriz. | Open Subtitles | لما لا ترديها الأن يا طائر ونتهتم بزوج لاحقآ؟ |
| Bu arada Jane sizi kocasıyla konuşmağa ikna etti mi? | Open Subtitles | بالمناسبة, كيف اقنعتك جين ان تتحدث لزوجها ؟ |
| Eğer Bayan Caldwell kocasıyla telefonda konuştuysa, niçin telefonda parmak izi bırakmadı? | Open Subtitles | لو كانت السيدة اتصلت بزوجها على الهاتف لماذا لم تترك بصمتها على الهاتف ؟ |
| kocasıyla o işi yapan sen değilsin! | Open Subtitles | أنت ما عَمِلتَ هو مَع زوجِها! |
| Ablası ve onun kocasıyla beraber kalıyor. Eminim çamaşırhanede onu becermeye çalışıyordur. | Open Subtitles | إنّها تسكن مع اختها وزوج اختها، وأراهن أنّه يراوضها عن نفسها. |
| Benden, o kadının eski kocasıyla yatmak için tüm hayatını çöpe atacağını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | أنت تتوقع مني أن أتوقع ان تلك المرأة سترمي بكامل حياتها فقط من أجل أن تنام مع طليقها في ليلة زواجها؟ |