| Okuyucuların duygularını seninle paylaşmalarından korkmamalısın. | Open Subtitles | يجب ألا تخشى من القراء أن يقاسموك عواطفك ومشاعرك. |
| Ne istediğini kabul etmeli ve onu gerçekleştirmekten korkmamalısın. | Open Subtitles | الحياة تتعلق بمعرفة ما تريده و ألّا تخشى الحصول عليه |
| Beş yaşındayken korktuğun şeylerden korkmamalısın artık. | Open Subtitles | ليس عليك أن تخشى الأمور التي كنت تخشاها بعمر الخامسة. |
| korkmamalısın. Sensiz tamam olmayız. | Open Subtitles | يجب ألا تخافي نحن سنكون ناقصين بدونك |
| Onlardan korkmamalısın. | Open Subtitles | يجب عليك ألا تخافي منهم |
| Kimsenin bilmeyeceğine emin misin? Saati sıkmak zamanı durdurmaz. O kadar korkmamalısın. | Open Subtitles | هل أنت متأكد من أن أحد لا يعرف أن القبض على الساعة لن يوقف الوقت لا يجب أن تخاف إلى هذا الحد فقد تقوم بحركة سيئة |
| Ama ölümden asla korkmamalısın, Alba. | Open Subtitles | لكن لا يجب عليك أن تخافي من الموت يا ألبا |
| Serbestçe konuşmaktan ya da ya da hatta işleri batırmaktan korkmamalısın. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تخشى من قول ما بخلدك أو من أن تفسد الأمور حتى |
| Benden yardım istemekten korkmamalısın. | Open Subtitles | ولا يمكنك أن تخشى إعطائي نصيحة |
| Korkmaktan korkmamalısın. | Open Subtitles | ولكن لا يجب أن تخشى الخوف |
| Yeni şeyler denemekten korkmamalısın, E. | Open Subtitles | لا تخشى المغامرة |
| Canımın içi, bize bir şey anlatmaktan hiçbir zaman korkmamalısın. | Open Subtitles | -عزيزي، لا يجب أن تخشى إخبارنا بأيّ شيء . |
| Bedeli ne olursa olsun her şeyi yapmalısın, ve korkmamalısın. | Open Subtitles | "عليك فعل ما تستطيع ولا تخشى شيء." |
| Londra'dan korkmamalısın. | Open Subtitles | -يجب ألا تخافي من لندن |
| Asla korkmamalısın... | Open Subtitles | ... يجب ألا تخافي مرة أخري |
| - korkmamalısın. | Open Subtitles | يجب ألا تخافي |
| Yalnızca bir hikaye. Hikayelerden asla korkmamalısın. | Open Subtitles | إنّ هي إلّا قصّة، ولا عليكِ أن تخاف من محض قصص. |
| Kendini korumak için kılıç kullanmaktan korkmamalısın. | Open Subtitles | لا يجب أن تخافي من استخدام السيف كي تحمي نفسكِ |