| Ama bana karşı duyman gereken şey korku değil Bay Lounds. | Open Subtitles | ولكن الخوف ليس هو ما تدين به لي يا سيد لاوندز |
| -Seni asla alt edemezler. -Herşey korku değil. | Open Subtitles | لن يعبثوا معك ابدا - ومازال , الخوف ليس كل شئ - |
| Blaine, başından geçenlerden sonra endişelenmeni anlıyorum ama balo neşe demektir, korku değil. | Open Subtitles | بلين أن أتفهم بأن بعد ما ممرتَ به بأنك قلق و لكن الحفلة الراقصة هي عن الفرح و ليس الخوف |
| Bu korku değil en azından kendim için korkmuyorum. | Open Subtitles | ...ليس الخوف في حد ذاته على الأقل لست خائفا على نفسي |
| O bir korku değil. Otobüsleri tercih ediyorum. | Open Subtitles | إنه ليس خوفاً حقيقياً، ولكنني أفضل الحافلات أكثر |
| korku değil; bu nefret, tamam mı? | Open Subtitles | إنهُ ليس خوفاً, بل كره, حسناً؟ |
| Senin için hissettiğim şey, korku değil. | Open Subtitles | هذا الخوف ليس منك |
| Seni durduran korku değil, değil mi? | Open Subtitles | ليس الخوف ما يمنعك، أليس كذلك؟ |
| Anlamıyorum. Sorun korku değil. | Open Subtitles | .لا أفهمه فهو ليس الخوف |
| Bu korku değil. Gayet iyi hissediyorum. | Open Subtitles | ليس الخوف ما أشعر به الآن |
| korku değil. | Open Subtitles | إنه ليس الخوف |
| Bu korku değil. | Open Subtitles | إنه ليس الخوف |
| - Bak, bu korku değil, tamam mı? | Open Subtitles | -هذا ليس خوفاً حسناً؟ ؟ ؟ |
| Bu korku değil. | Open Subtitles | هذا ليس خوفاً |