| Hayatını ihlal eden bu kadar korkunç şeyleri sana zorla yaptırmaktan yoruldum. | Open Subtitles | أنا متعبة من إجبارك لعمل كل تلك الأشياء الفظيعة التي تخالف حياتك |
| Babam hakkında o korkunç şeyleri söylememin nedeni işte buydu. | Open Subtitles | وهذا ما جعلنى أقول كل تلك الأشياء الفظيعة عن والدى |
| Bayan Foliat, bu korkunç şeyleri kim yaptı? | Open Subtitles | سيدة فوليات, من الذى قام بهذه الأشياء الرهيبة ؟ |
| O korkunç şeyleri söyleyen insanlar aslında onları bana söylüyordu. | Open Subtitles | كُلّ أولئك الناسِ المجانينِ يَقُولونَ أشياء فظيعة يُوجّهُهم لي، لَيسَ لك |
| İnsanların bana yaptığı tüm korkunç şeyleri. | Open Subtitles | كل شيء فضيع فعله اي شخص لي لكن أتعلم ماذا ؟ |
| Yapmaya zorlandığınız, aklınızdan çıkmayan korkunç şeyleri nasıl sırtınızda taşıdığınızı. | Open Subtitles | وكيف أنّ كلّ الفظائع التي أرغمتَ على فعلها تثقل كاهلك |
| Ve kimsenin tanıklık etmek istemeyeceği bazı korkunç şeyleri de. | Open Subtitles | وبعض الأشياء المرعبة التي لا يجدر بأي شخص رؤيتها |
| Ve kimse, onun bu korkunç şeyleri neden yaptığını bilmiyor. | Open Subtitles | لا أحد يعلم الدوافع وراء هذه" "الأفعال الفظيعة |
| Evet, ama bir kez yaptığım tüm o korkunç şeyleri duyunca... | Open Subtitles | نعم، ولكن مرة واحدة يسمع عن كل الأشياء الفظيعة فعلت ... |
| O korkunç şeyleri yaptığını düşünmek. | Open Subtitles | أعني، تخيلوا أنها قامت بكل تلك الأشياء الفظيعة |
| Size miras kalan ve taşımak zorunda olduğunuz korkunç şeyleri. | Open Subtitles | عن حملك لكل الأشياء الفظيعة التي أجبرت أن فعلها أشياء فظيعة لن تنساها |
| Bu korkunç şeyleri burada çıkar lütfen. | Open Subtitles | أرجوك ، أخرج هؤلاء الأشياء الفظيعة للخارج |
| Yaptığım tüm bu korkunç şeyleri para için yaptın. | Open Subtitles | كلّ هذه الأشياء الفظيعة التي فعلتها، فعلتها من أجل المال. |
| Annen tarafından hissettiğin yargılanma ve reddedilme, kendine duyduğun tiksinme ve doğal olarak bu denli korkunç şeyleri anlatmak güçlü duyguların toplanmasına sebep olur. | Open Subtitles | الحكم والرفض الذي شعرتي به منها النفور الذي شعرتي به من نفسك. يجعل المرء يتوقع أنّ سرد هذه الأشياء الفظيعة |
| Jeremy ile yaşadığım tüm o korkunç şeyleri.. | Open Subtitles | هل تذكر عندما كنت ذاهبا من خلال كل تلك الأشياء الرهيبة |
| Bütün bu korkunç şeyleri benim hakkımda söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون كل هذه الأشياء الرهيبة عني |
| O anda yaptığım tüm o korkunç şeyleri gördüm. | Open Subtitles | رأيت لثانية واحدة شيء فضيع في أي وقت مضى |
| Ya sana bu adamın bana yaptığı korkunç şeyleri anlatsaydım. | Open Subtitles | لو أخبرتك عن الفظائع التي فعلها هذا الرجل بي |
| Bütün bu korkunç şeyleri buraya toplamışlar sense gitmiş saatlerden mi korkuyorsun? | Open Subtitles | لديك كل هذه الأشياء المرعبة هنا وأنت تتعجب من الساعات؟ |
| Victor bu korkunç şeyleri benim yüzümden yaptı. | Open Subtitles | -إنه يقوم بهذه الأفعال الفظيعة بسببي |
| Daha fazla gizli çekim videoları ve en korkunç şeyleri görmek için. | Open Subtitles | للمزيد من الفيديوهات وللمزيد من الأشياء المخيفة حتى |
| Ama beni de, başına gelen korkunç şeyleri de hatırlamadın. | Open Subtitles | ولكنكِ لم تتذكّريني ولا حتى الأشياء المروّعة |
| Hangi korkunç şeyleri söyleyeceksen, durma söyle. | Open Subtitles | مهما كانت الأمور الفظيعة التي ستخبريني بها, فقط تفضلي و قوليها |