| Spagetti yaparken bile sosuna domates koymam. | Open Subtitles | حتى عندما أطهو المعكرونة لا أضع صلصة طماطم عليها |
| Ben kural koymam, Nick. | Open Subtitles | أنا لا أضع أى قواعد يا نيك أنا أتماشى مع التيار |
| Ne yapacağını biliyorsun. Bombayı koymam için dikkatini dağıt. | Open Subtitles | شتتيه حتى استطيع أن أضع القنبلة فى أحد المظاريف |
| Kutularımı henüz açmadım çünkü onları nereye koymam gerektiğini bilmiyorum. | Open Subtitles | ولم افرغ واحدا من صناديقى لاننى لا اعلم اين اضع اشيائى |
| Bu sandığı derhal şu minibüse koymam gerekiyor. | Open Subtitles | أريد ان اضع هذا الصندوق بتلك الشاحنة في اسروع وقت ممكن |
| Lorenzo Massangale yeni yerine, yeni bir resim serisi koymam için başımın etini yiyor ve düşündüm de, belki sen ve Lois bir davetiye istersiniz. | Open Subtitles | ان لورينزو يضغط علي لوضع سلسلتي الجديده من الصور في مساحته المخصصه له في المعرض وانا اعتقد انك ولويس تريدون دعوه حضور |
| Elimi aslanın ağzına koymam gerek. Eğer hala o işlerle ilgileniyorsan. | Open Subtitles | أريد أن أضع يديّ على بعض المؤخّرات إذا كُنت ما تزال مُهتمّاً بالعمل |
| Evet. Yeni gelen fasulyeleri raflara koymam gerek. | Open Subtitles | نعم, أنا يجب أن أضع شحنة الفاصوليا الجديدة على الرفوف |
| Posta kutusuna hiç bir şey koymam. | Open Subtitles | شكرا على الكتيب الذي وضعته بصندوق بريدي لم أضع شيئا بأي صندوق |
| Doktor randevularına sen götüreceksin. Maserati'me asla bebek koltuğu koymam. | Open Subtitles | ستقود السيارة في مواعيد الأطباء لن أضع مقعد زائد في سيارتي |
| Pekala, heryeri delik deşik etmeden önce yere koymam için birşeyler getirmeme izin verin. | Open Subtitles | حسنا، دعني أضع شيئاً على الأرض قبل أن تنتشر الإبر في كل مكان |
| Eyvah. Tatlının üzerine fındık koymam lazım. Fındıklar nerede? | Open Subtitles | تباً أحتاج لأن أضع الجوز على الكعكة أين الجوز؟ |
| Eyvah. Tatlının üzerine fındık koymam lazım. Fındıklar nerede? | Open Subtitles | تباً أحتاج لأن أضع الجوز على الكعكة أين الجوز؟ |
| Kuşu kafese koymam gerekiyor... iyi şanslar. | Open Subtitles | يجب أن أضع الخنزير في البطانية.. حظ سعيد |
| Ben sürerim. Sadece hasta arılarımı bagaja koymam gerekiyor. | Open Subtitles | سأقود، علي أن أضع نحلي المريض في الصندوق |
| Elimi aslanın ağzına koymam gerek. Eğer hala o işlerle ilgileniyorsan. | Open Subtitles | أريد أن أضع يديّ على بعض المؤخّرات إذا كُنت ما تزال مُهتمّاً بالعمل |
| Yere bir şey koymam ben. Yer kirli. | Open Subtitles | لا ، انا لا اضع اغراضي على الارض الأرضيّة متّسخة |
| Fincanı lavaboya koymam gerekiyor sanıyordum. | Open Subtitles | كنت اظن انه يجب ان اضع قدح القهوة في الحوض |
| Fincanı lavaboya koymam gerekiyor sanıyordum. | Open Subtitles | كنت اظن انه يجب ان اضع قدح القهوة في الحوض |
| Yapma. Seninkine koymam lazımdı o filtreyi. | Open Subtitles | اضطررتُ أنا لوضع الرقابة الأبوية على حاسوبك أنت، هل تتذكّر؟ |
| 5 milyon,senin eski günlerine kavuşman ve benimse işlerimi geri yola koymam için. | Open Subtitles | 5 ملايين، لوضع أيامك القديمة وعملي إلى مسارها الصحيح. |
| Her şeyi yoluna koymam gerektiğini düşünmüştüm. | Open Subtitles | ظننت أنني قد لوضع الأمور في نصابها الصحيح. |