| kronometre kullanması gerekmiyordu yani. | Open Subtitles | لم يكن قد استخدم ساعة توقيت في عمله على الإطلاق؟ |
| kronometre ile bütün gün dışarda ayak kalmak zorundaydım. | Open Subtitles | اضطررت الى الوقوف خارجا مع ساعة توقيت كل يوم |
| Kanepede kendi başına oturmuştu ve yanında kronometre ile boş bir kutu Oreo vardı. | Open Subtitles | يجلس بنفسه على الأريكة مع ساعة توقيت و مربع فارغ من أريوس. |
| - kronometre diliyorum. | Open Subtitles | انا اتمنئ ساعة ايقاف |
| - Niçin aldın kronometre mi? | Open Subtitles | لماذا لديك ساعة ايقاف |
| Şu kronometre sıfırı vurduğunda bir tank dolusu et yiyen pirana yukarıdan aşağıya dökülecek. | Open Subtitles | لدى انتهاء الوقت... فإنّ صهريجًا مليئًا بأسماك الضاري آكلة اللّحم سيسقط من الأعلى |
| Lipsi ise gözyaşları içindeydi. Eşiminse elinde, ikisinin de aletle tam olarak bir dakika geçirmesi için bir kronometre var. | TED | ". وليبسي تبكي، وتحملُ زوجتي ساعة توقيت لتتأكد بأن لدى كل فتاة دقيقة واحدة فقط على الدمية. |
| Koç, yanında her zaman kronometre mi taşıyorsun? | Open Subtitles | كوتش) أدائما ترتدي ساعة توقيت ؟ ) دائما ؟ |
| kronometre. | Open Subtitles | يو، ساعة توقيت. |
| kronometre almam gerek. | Open Subtitles | جئت للتو للشراء... ساعة توقيت. |
| - kronometre mi? | Open Subtitles | ساعة ايقاف ؟ |
| Şu kronometre sıfırı vurduğunda bir tank dolusu et yiyen pirana yukarıdan aşağıya dökülecek. | Open Subtitles | لدى انتهاء الوقت... فإنّ صهريجًا مليئًا بأسماك الضاري آكلة اللّحم سيسقط من الأعلى |