| Sonuçta kızılötesi ışık yılanlar için görünürdür. Morötesi ışık da kuşlar için görünürdür. | TED | ففي نهاية المطاف، الضوء دون الأحمر مرئي بالنسبة للأفاعي، والضوء فوق البنفسجي مرئي بالنسبة للطيور. |
| Yere oturmuş veya topraktan beslenen kuşlar için, uçmaya yatkınlık daha da zor olabilir. | TED | بالنسبة للطيور التي تبني أعشاشها أو تقتات من الأرض، هذا الاستعداد الوراثي لعدم القدرة على الطيران يمكن أن يكون أقوى. |
| - kuşlar için. - Eskiden ben de avlanırdım. | Open Subtitles | لأجل الطيور كنت أقوم ببعض الصيد بنفسى |
| - kuşlar için. - Eskiden ben de biraz avcılık yapardım. | Open Subtitles | لأجل الطيور كنت أقوم ببعض الصيد بنفسى |
| Şarkı söyleyen kuşlar için sana minnettarız. | Open Subtitles | شـكراً لكَ على الطيور التي تغنّي |
| Buraya kuşlar için geliyorum. | Open Subtitles | اتى الى هنا من اجل الطيور |
| Sadece kuşlar için yem almaya. | Open Subtitles | هل ستخرج؟ لشراء بعض البذور لطيور الكناري |
| kuşlar için onlar hayat kurtarıcıdır. | Open Subtitles | الموفر لحياة هذه الطيور المهدده بالانقراض |
| Kapsüle konmuş olan bu enerji özellikle göç eden kuşlar için değerlidir. | Open Subtitles | بالنسبة للطيور المهاجرة، هذه البيوض تعتبر كبسولات غذاء وطاقة عالية القيمة. |
| New York göçmen kuşlar için kalabalık bir kavşaktır. | Open Subtitles | نيويورك هي مفترق طرق مزدحم بالنسبة للطيور المسافرة. |
| Santiyago gibi burası da süzülen kuşlar için ideal dağlarla çevrili. | Open Subtitles | مثل سانتياغو, -انها محاطة بالجبال مثالية بالنسبة للطيور المحلقة. |
| Bu onu daha önce gören kuşlar için bile nadir bulunan birmanzara. | Open Subtitles | مشهد نادر حتى بالنسبة للطيور. |
| - kuşlar için. - Eskiden bende avlanırdım. | Open Subtitles | لأجل الطيور كنت أقوم ببعض الصيد بنفسى |
| Kesinlikle kuşlar için, ha? | Open Subtitles | محظور على الطيور ؟ |
| Şarkı söylenen kuşlar için teşekkürler. | Open Subtitles | الشكر لك على الطيور التي تغني |
| Morina hasadı Kuzey Kutbu'ndaki foklar ve kuşlar için yılın en büyük olayıdır. | Open Subtitles | حصاد سمك القدّ هو الحدث السنوي لطيور وفقمات الشمال الأقصى |