| kuruduğu zaman görünecek şirin ruhu için güzel postu için güzel | Open Subtitles | سيبدو رائعاً جداً بمجرد أن يجف حسناً، إنه شئ جيد للروح وهو جيد ايضاً للإختباء |
| kuruduğu zaman yapıştırıcı gibi çekmen yeterli. | Open Subtitles | و عندما يجف, يمكنك أن تسحبها كورقة لاصقة |
| Fosfora batırılmış bir fitil kuruduğu zaman kendiliğinden alev alır. | Open Subtitles | فتيلة الشمعة أغرقت بسائل الفوسفور التلقائي الذي يضرم اللهب عندما يجف الأكسجين يشعل الفوسفور |
| Hayır, ama sonra bir anda acayip yükseldi benim de onları sırf ellerim kuruduğu için satın aldım diyecek halim yoktu. | Open Subtitles | ،كلّا , لكن بعد ذلك إرتفعت ولم أكُ لأخبرِ الجميع بأنني قد شريتها .لأنني كنتُ أعاني من جفاف بشرتي |
| Hayır, ama sonra bir anda acayip yükseldi benim de onları sırf ellerim kuruduğu için satın aldım diyecek halim yoktu. | Open Subtitles | ،كلّا , لكن بعد ذلك إرتفعت ولم أكُ لأخبرِ الجميع بأنني قد شريتها .لأنني كنتُ أعاني من جفاف بشرتي |
| Fosfora batırılmış bir fitil kuruduğu zaman kendiliğinden alev alır. | Open Subtitles | - فتيلة الشمعة أغرقت بسائل الفوسفور التلقائي الذي يضرم اللهب عندما يجف الأكسجين يشعل الفوسفور |
| kuruduğu zaman da balonlu çiklet gibi kokmuştu. | Open Subtitles | وكانت رائحته مثل العلك عندما يجف |
| Ve zamk kuruduğu zaman, kuş eviniz tamamlanacak. | Open Subtitles | وعندما يجف الغراء الحار، بيت الطيور " " سيكون قد اكتمل |
| kuruduğu zaman eskisi gibi olacak. | Open Subtitles | هو سيكون جيد عندما يجف |