| Bence araba lastiklerini deve toynağından yapıyorlar. | Open Subtitles | أعتقد أنهم يصنعون إطارات السيارات من خُف الجمل |
| Eh,bu şeyler araba lastiklerini çok severler, siz de kanamadığınıza veya yaralanmadığınıza göre-- | Open Subtitles | حسناً، هذه المسامير الحقيرة تدهسها الأقدام الحافية و إطارات السيارات و بم أنكِ لا تعرجي أو تنزفي |
| Yeni kar lastiklerini görmeyince karımın ne yapacağı önemsiz ama yerine video kamera aldığımı öğrenirse... | Open Subtitles | لا تهتموا بما ستفعله زوجتى بى، لن يكون هناك إطارات ثلجية جديدة. أو عندما ترى بكم أشتريت الكاميرا. |
| Birçoğunuz, büyük ihtimalle, istinat duvarlarında kullanılan araba lastiklerini görmüşsünüzdür. | TED | على الأغلب قد رأى الكثير منكم الإطارات المطاطية التي تستخدم في الأحياء الفقيرة لبناء حوائط عازلة. |
| lastiklerini değiştirip yağladık mı şekle şemale girer. | Open Subtitles | بتغيير الإطارات و اجراء بعض التشحيم سيعيدها لما كانت عليه |
| Kendimi tutamayacağım. Kendi lastiklerini yiyene kadar hikaye beni sarmıştı. | Open Subtitles | سأقولها فحسب.ِ نِلت منّي قبل قولك بأنه أكل دواليبه |
| lastiklerini patlatmak veya pencereden bir tuğla atmak ne kadar da tatmin edici olurdu. | Open Subtitles | لقد كان ليشفي غليلي الان كثيرا ان اثقب اطارات سيارته او ان القي حجارة على زجاج محله |
| Kendi lastiklerini kullanamayan en az 40 sürücü var dışarıda. | Open Subtitles | هناك 40 سائقاً آخر هناك الذي لم يستهلك اطاراته, أرأيت احدهم فعل ذلك؟ |
| lastiklerini şişirdikten sonra bisikletim senindir. | Open Subtitles | ضع بعض الهواء في الاطارات ودراجتي ستكون لك |
| Kendine bir yap ve lastiklerini değiştir, olur mu? | Open Subtitles | أسدِ لنفسك معروفاً، اتفقنا؟ غيّر إطارات مركبتك |
| Siz, 26 tane sanatçımın Range Rover'larının lastiklerini kestiniz. | Open Subtitles | قليل من طلابي قاموا بتوسيخ غرفتكم أنتم قمتم بشق إطارات الرنج روفر |
| Bölgedeki bütün ambulansların lastiklerini patlatmam gerekecekse de fark etmez, anne. | Open Subtitles | لا أبالي إذا تعين عليّ شق إطارات كلّ سيّارة إسعاف موجودة هنا يا أمّي |
| Kuru hava lastiklerini seçmekle iyi yaptı. | Open Subtitles | لقد قام بالخيار الصائب لاختياره إطارات الأرضية الجافة. |
| Geç kaldığım için üzgünüm ama birisi yine kiralık arabamızın lastiklerini patlatmış. | Open Subtitles | حسنٌ، آسف على التأخير لكنّ أحدهم قد ثقبَ . إطارات سيّارتنا المستأجرة للمرة الثانية |
| Geç kaldığım için üzgünüm ama birisi yine kiralık arabamızın lastiklerini patlatmış. | Open Subtitles | حسنٌ، آسف على التأخير لكنّ أحدهم قد ثقبَ . إطارات سيّارتنا المستأجرة للمرة الثانية |
| Hayatım boyunca bisikletimin lastiklerini kontrol ettin. | Open Subtitles | طوال حياتي، كنت تحرص على سلامة إطارات عجلتي |
| lastiklerini değiştirdim, onunkileri de Richter'in BMW'sine taktım. | Open Subtitles | قمت بتبديل الإطارات ووضعت القديمة على سيارة ريختر |
| Kendi lastiklerini çalıp yerine tuğla koyar bu. | Open Subtitles | ما زال يمكن سرقت الإطارات ووضع الطابوق مكانه |
| Onları yakaladık. Çivi tuzağıyla lastiklerini patlattık. | Open Subtitles | أمسكناهم, علقوا بالحاجز الشوكي و أنفجرت الإطارات |
| lastiklerini kontrol edin. Bataklıkta bulduklarımızla karşılaştırın. | Open Subtitles | تحققي من الإطارات و طابقيها بالأراضي الرطبة |
| Ama bu sırada lastiklerini yaktı. | Open Subtitles | ولكنه حرق دواليبه أثناء قيامه بذلك |
| Partiyi polise, şikâyet etti diye Ford'un lastiklerini kestiğini söyleyerek bağırıyordu. | Open Subtitles | كان بالخارج في الشارع مع شقيقه يصرخ كيف ان فورد مزق اطارات سيارته انتقاما منه لاخبار الشرطة عن الحفل |
| - Evet, lastiklerini keselim. | Open Subtitles | - حسنا , دعنا نقطع اطاراته . |
| Belki de lastiklerini yeterince çeviremiyordur, Jess. | Open Subtitles | ربما كان هو عدم الدورية الاطارات الخاصة بك بما فيه الكفاية، جيس. |