| Nazilerin en yakın müttefiklerinden biri olan bir ülkeden geliyorlardı. | Open Subtitles | جاؤوا من إحدى أقرب حلفاء النازيين |
| Gecenin korumasında saray Xerxes'in müttefiklerinden temizlendi. | Open Subtitles | لذاتحتتخفيالليل.. تم تنظيف القصر من كل حلفاء (زركسيس). |
| Michael, Riesen'in en önemli müttefiklerinden biri. | Open Subtitles | . ( مايكل ) واحد من اعظم حلفاء ( رايسن ) |
| İskoçyalı sana rehberlik etmesi için Mohawk müttefiklerinden birini göndermiş. | Open Subtitles | لقد أرسل لك الأسكتلندي واحد من حلفائه من الـ موهوك ليرشدك |
| Nihayet, onu tüm eski müttefiklerinden ayırdım ta ki o ve koruduğu kişiye olana kadar. | Open Subtitles | ) وفي النهاية، عزلته عن كل حلفائه السابقين حتى أصبح وحيداً هو وتلميذه ... |
| Tahıl ithalimizin yarısı Amerika ve müttefiklerinden geliyor. | Open Subtitles | نصف محصولنا من الحبوب يأتي من أمريكا وحلفائها |
| Tahıl ithalimizin yarısı Amerika ve müttefiklerinden geliyor. | Open Subtitles | نصف محصولنا يأتي من أمريكا وحلفائها |
| Saray Xerxes'in tüm müttefiklerinden arındırıldı. | Open Subtitles | "طُهِّر القصر من كافّة حلفاء (زركسيز)" |
| Müdürün en yakın müttefiklerinden biri. | Open Subtitles | (فهو من أقرب حلفاء الـ (المدير |