| İmparatorlukta sadece Macarlar ve Avusturyalılar gerçek güce sahipti ve Macarlar iktidarı, diğerleriyle paylaşmayı kabul etmiyorlardı. | Open Subtitles | في كل أرجاء الإمبراطورية كان النمساويون أو المجريون فقط ، هم من يسيطرون على الأمور ويرفض المجريون المشاركة مع الآخرين. |
| Nazilerin müttefiki olsalar da Hitler'e göre, Macarlar güvenilmez bir ortaktı. | Open Subtitles | ورغم أنهم بالفعل حلفاء للنازيين المجريون كانوا شركاء لا يُعتمد عليهم "الى الحد الذى كان يُقلق "هتلر |
| Macarlar Söze'nin dişli olduğunu bildikleri için, şakalarının olmadığını anlatmaya çalışmışlar. | Open Subtitles | الهنغاريين كانوا يعلمون ان سوزي قوي ولايحب ان يعبث معه احد لقد اخبوه انهم يريدون اعماله |
| Muhtemelen, Söze'nin Türkiye'de kökünü kuruttuğu Macarlar olmalı. | Open Subtitles | لنفس الهنغاريين الذين محاهم سوزي في تركيا |
| Sonra, Macarlar değil Avarlar üst sıraya geçer. | TED | ولكن "الآفار" تتصدّر نتائج البحث بدلاً من "المجريين." |
| Ve elbette, zaman zaman Macarlar, kendi Klan'larını yaratmışlardır. | TED | وطبعا , من وقت لآخر الهنغاريون يخترعون طرق تشبه الكلان |
| Macarlar geldiğinde burada olmasını tercih ederim. | Open Subtitles | أتمنى أن يكون موجودا عندما يصل المجريون |
| Şu Macarlar da bir türlü gelemedi. | Open Subtitles | لم يستطع هؤلاء المجريون القدوم |
| Macarlar geldiğinde burada olmasını tercih ederim. | Open Subtitles | أتمنى أن يكون موجودا عندما يصل المجريون |
| Şu Macarlar da bir türlü gelemedi. | Open Subtitles | لم يستطع هؤلاء المجريون القدوم |
| Eğer bir de Macarlar gelirse... | Open Subtitles | إذا ما أتى المجريون... |
| Macarlar, Keyzer Söze'yi hapse attırabilecek tek adamı satın almak üzereydi. | Open Subtitles | الهنغاريين كانوا سيشترون الشخص الوحيد الذي كان يستطيع ان يورط كايزر سوزي |
| Bu Macarlar, seni sadece ejderhaya yem olarak kullanmak istiyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الهنغاريين هم فقط يستعملونكِ كعلف للتنين |
| Macarlar artık bizi istemiyor. Romenler de öyle. | Open Subtitles | الهنغاريين لا يريدوننا بعد الآن، و لا حتّى الرومانيين |
| Ama Macarlar'la birlikteyken, onların o gırtlaktan gelen seslerini duyunca, macun gibi oluyorum. | Open Subtitles | أنا من هذا القبيل مع الهنغاريين. أسمع تلك الأصوات حلقي، وأنا المعجون. "المعجون: |
| Macarlar hala kesin favori. | Open Subtitles | المجريين لا يزالوا المرشح للبطولة |
| Her neyse, bu Macarlar'ın çoğu tütün dükkânına sigara almaya giderlerdi. | Open Subtitles | على أية حال, الكثير من هؤلاء (المجريين) يذهبون لمحلات التبغ ليشترو السجائر |
| Macarlar'ı arkasına almak amacında. | Open Subtitles | يريد وقوف المجريين في صفه. |
| Macarlar, motorlu, kocaman bir zekâ küpü inşa etmişler ve fuarın sembolü de 8080 cm'lik çelik şaftın üstünde duran güneş küresi. | Open Subtitles | الهنغاريون بنوا مكعب ألوان ضخم ورمز مدينة الألعاب هو مجسم الشمس موضوع فوق قضيب فولاذي طوله 266 قدم |
| Macarlar ellerine molotof kokteylleri, tüfekler, silahlar ve coşkuyu geçirmişlerdi. | Open Subtitles | سلّح الهنغاريون أنفسهم بزجاجات المولوتوف الحارقة والبنادق والرشاشات والحماس |
| İngilizler bireysel, Macarlar kolektif oynadı. | Open Subtitles | . . الإنجليز لعبوا بشكل منفرد و لعب الهنغاريون بصورة جماعية |
| O Macarlar seni bunun için gebertirler. | Open Subtitles | عضو العصابة الهنغاري الذي تركك تموت ؟ |