| "Kirli İşler"de bunu yapmamak için çok uğraşıyoruz. hile yapmayıp işi gerçekten kendim yapmamın sebebi de bu. Fakat biz bu savaşı Madison Avenue'de yaşadık. | TED | ونحن نحاول بشدة على أن الوظائف القذرة ليست كذلك، وهذا هو السبب الأول للقيام بهذا العمل وأنا لا أغش. شنت هذه الحرب في شارع ماديسون. |
| Bu tam Madison Avenue züppelerine göre bir şey. | Open Subtitles | ماذا يريد بزبالة مراهقي شارع ماديسون هذه؟ |
| Para, Madison Avenue'da kazanılır. | Open Subtitles | في شارع ماديسون هذا يحصل الناس على المال |
| Madison Avenue'da milyonlar ediyor. | Open Subtitles | تقدر بمئات ملايين في جادة ماديسون. |
| Madison Avenue benim bir ayağımın burada olmasını çok seviyor. | Open Subtitles | شارع ماديسون يحب أن ما زلت ديك قدم واحدة في الحي. |
| Sen Madison Avenue'de herkesin işe almak istediği birisin. | Open Subtitles | أنت أكثر رجل قابل للتوظيف في شارع "ماديسون" |
| Elaine, sen Madison Avenue'dayken gösteris yapmaktan kaçinmadin. | Open Subtitles | (إلين)، عندما تتسوّقين في شارع (ماديسون)، فأنت لا تريدين الاغفال عن التباهي. |
| Çünkü yakında, insanlar uyandığında bir çoğumuzun senin Holywood, Madison Avenue, şeker kaplı ideal havalı tipine uymadığımızı anlayacağız. | Open Subtitles | , لانك في يوما ما , سيستقظ الناس ... و سيفهمون بأن أغلبنا لا ينتمون الى ... هوليود , شارع ماديسون , . عالمك المليئ بالحلويات و الروائع |
| İşi kabul etmek zorunda kaldım, ayakkabıları Madison Avenue'ye sattım. | Open Subtitles | أجبرت على قبول وظيفة بيع أحذية في شارع (ماديسون) |
| Yüzbin dolarlık Madison Avenue reklamlarından daha iyi Kampanya Reklamını bedavaya yapıyordu. | Open Subtitles | قطعت معنا حملة إعلانية لشيء من ذلك لأفضل ...تلك الأنواع في شارع (ماديسون) للمئة الكبرى |