| Bu sözde mankenlerden birini daha yemeğe getiremezsin. | Open Subtitles | عليك ألا تأتي بذكر أي من هؤلاء العارضات مرة أخرى |
| Gözlerini mankenlerden ayırma. Nasıl giyinmeyi sevdiğini biliyorsun. | Open Subtitles | أبقي عينيك على العارضات فانت تعرف حبها للتأنق |
| Baek Hae Joo'muydu, yoksa Yoon'un yaş gününe gelen mankenlerden biri miydi? | Open Subtitles | هل كانت بيك هاي جو أو واحده من العارضات اللاتي جئن لحفلة الميلاد ؟ |
| Bu mankenlerden herhangi biri olabilir. | Open Subtitles | أيّاً من هؤلاء العارضات ستكون جيّدة |
| Seni yakalamam, derini yüzmem ve mankenlerden birine seni giydirmem gerekse bile kesinlikle defileme çıkacaksın. | Open Subtitles | -ستكونين بعرضي حتى إن اضطررت إلى أن أصيدك و أسلخ جلدك و أجعل إحدى العارضات ترتديكِ |
| mankenlerden biri defileye sarhoş çıkmıştı. | Open Subtitles | واحدى العارضات كما تعرف ظهرت وهي سكرانة |
| Dergilerdeki mankenlerden biri sanacaksın. | Open Subtitles | ربما تظن أنها احد العارضات في المجلات. |
| mankenlerden daha dik yürüyorsun. | Open Subtitles | تظهرين العمود الفقري أكثر من العارضات |