| Cinsel organ masaj için tamamen ortada olmalıdır. | Open Subtitles | الأعضاء التناسلية يتعرضون بشكل واضح للتدليك. |
| Sanırım televizyonu satın alıp masaj için de bir yerlere gideceğim. | Open Subtitles | اعتقد انى ساشترى تلفزيون وساذهب فقط لاحد الاماكن للتدليك |
| Biz bir tane masaj için hediye kartı almak istiyoruz. | Open Subtitles | و نود هدية واحدة شهادة للتدليك. |
| masaj için hazırlanıyorum. | Open Subtitles | أنا مستعد للمساج |
| Peninsula'da bir masaj için hediye kartı. | Open Subtitles | إلى شبه الجزيره للمساج |
| İşini iyi yapıyor. Babam da belki sadece masaj için gidiyordur. | Open Subtitles | إنه مدلك جـيد، ربما أبي يذهب إلى هناك فقط من أجل التدليك. |
| Ve bugün öğleden sonra saat 3:00'te, Anglet, burada Sacramento'da Mavi Söğüt adlı bir yerde masaj için randevusu var. | Open Subtitles | وفي الساعه الثالثه مساءً، (أنجليت) كان لديه حجز للتدليك في منتجع "بلو ويللو"، هنا في ضاحيه "ساكريمنتو |
| masaj için hazır mısın? | Open Subtitles | هل انت جاهز للتدليك ؟ |
| masaj için oraya geldi... | Open Subtitles | أتى للمساج |
| masaj için gelmiştim. Omuzlarım beni mahvediyordu. | Open Subtitles | لقدّ آتيت من أجل التدليك فأكتافيّ تقتلنيّ |
| Siz benim arkadaşlarımsınız yarın masaj için gelin. | Open Subtitles | أنتم أصدقائي تعالوا غدا من أجل التدليك |
| Kimse masaj için para ödemek istemiyor. | Open Subtitles | لا أحد يدفع من أجل التدليك... |