| Son müşterisi olduğunu söylemişti. Günün geri kalanını meditasyonla geçirecekti. | Open Subtitles | قالت أنّ لديها عميل آخر اليوم ولاحقاً ستقضي بعد ظهر اليوم في التأمل |
| Bu hayallerin üzerine meditasyonla gitmeni öneririm. | Open Subtitles | أننى أُحثك على التأمل فى هذه الرؤيا |
| Taocu Xie bana nefes almayı ve meditasyonla hayatı hissetmeyi öğretti. | Open Subtitles | المعلم (تاو) يعلمني عن الانسانية وطبيعة الترابط لقد علمني عن التأمل .. |
| Şimdi de içeri gidip sana olan sinirimi meditasyonla geçirmeye çalışacağım. | Open Subtitles | سأذهب الآن لغرفتي لكي أبعد بالتأمل عدائي نحوك |
| Bu uzun bir hikaye, ama meditasyonla kaybolan anılarımı tekrar hatırlamayı başardım. | Open Subtitles | انها قصة طويلة ، لكني تمكنت من الوصول إلى بعض الذكريات التي خسرتها بالتأمل. |
| Bangladeş'teki fakirlerin dolaşım sistemlerini meditasyonla zahiri olarak durdurduğu bilindik bir şeydir. | Open Subtitles | و من المعروف عن فقراء (بنجلادش) يمكنهم التأمل للوصول بدورتهم الدموية للتوقف التام. |