| Kendisi konutlandırma ırkçılığını bitirme davasında yargıç kararından memnundu. | Open Subtitles | كان راضياً بقرار القاضي في قضية الفصل العنصري للإسكان |
| Tüm zorluklara rağmen Laing, gökdelendeki yaşamından memnundu. | Open Subtitles | "لجميع عيوبها"، "لكن (لينغ) كان راضياً في العيش على ناطحة السّحاب". |
| Bunca yıldan sonra öğrendiğine memnundu, komşuları onu bir arkadaş olarak düşünüyorlardı. | Open Subtitles | لقد كانت سعيدة لتكتشف بعد كل تلك السنين أنهم يظنونها صديقة منهم |
| Darbyshire'deki yeni hayatından memnundu. | Open Subtitles | هي كانت سعيدة في "الحياة الجديدة في "داربشير |
| İyi olduğunu bilmekten memnundu. | Open Subtitles | نعم ،لقد كانت سعيدة عندما سمعت أنك بخير |
| Geri döneceği için memnundu. | Open Subtitles | إنها كانت سعيدة لكونها راحلة. |
| Şu an olduğu halinden memnundu. | Open Subtitles | ...لقد كانت سعيدة بحالها تلك |