| merakta bırakmak için. | Open Subtitles | هذا لأنهم يبنون عامل التشويق يدعونك تستخدم مخيلتك |
| Amcamla ilgili sevmediğim tek şey insanı sürekli merakta bırakması. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي كرهته بعمّي، أجواء التشويق التي يصنعها |
| Beni merakta bırakma. | Open Subtitles | لا تبقيني متشوقة |
| Tamam, Daniel, beni yeterince merakta bıraktın | Open Subtitles | حسناً يا (دانيال)، لقد أبقيتني متشوقة بما يكفي |
| Eh sanırım yaşlandığımda asla "ya eğer" diye merakta olmayacağım. | Open Subtitles | -أعتقد أنني حين يتقدم بي العمر لن أحتاج للتساؤل ماذاكانسيحدثلو... |
| Başarısız olacağını bildiğine eminim ki bu da beni merakta koyuyor Henrietta Lange, ...tam olarak neden buradasın? | Open Subtitles | أنا واثقة أنك تعرفين أنه لابد من فشلها مما يتركني للتساؤل " هنريتا لانج " لماذا جئت بالضبط ؟ |
| Beni merakta bırakamazsın. Hadi ama. | Open Subtitles | لا يمكنكَ تركي متشوقًا هكذا،هيّا |
| O zaman beni merakta bırakma. | Open Subtitles | لذلك، دون وأبوس]؛ ر ترك لي في التشويق. |
| Yine merakta bırakma! | Open Subtitles | مجددًا، المزيد من التشويق |
| Beni merakta bırakma öyleyse Harper. | Open Subtitles | حسنٌ، لا تجعلني متشوقة يا (هاربر). |
| Masamızda yeterli yiyecek olduğu sürece hiçbirimiz hiçbir zaman merakta kalmayacağız. | Open Subtitles | (مايكل) محق وأنا, لمرة, لن أعود للتساؤل لو كان هناك طعاماً كافياً على الطاولة |