| Babasını sınırdan alırım ama mirasyedi babasına meydan okursa ispiyonculuktan kıçına tekmeyi yer ve veraseti son bulur. | Open Subtitles | سوف أجلب والده إلى هنا من الحدود وإن كان ذلك الضال يتحدة والده، سيتم حرمانه من حقه كوريث بسبب ضلاله. |
| Buraya gelişin bana mirasyedi Çocuk'un hikayesini hatırlattı. | Open Subtitles | حضوركم هنا يذكرني الابن الضال. |
| mirasyedi Çocuk paranın amına koymuş yahu! | Open Subtitles | الابن الضال هو برميل فوكين 'القردة. |
| "Ta ki, mirasyedi oğul 21 yaşına basıp..." "... | Open Subtitles | غير درج نقود في العُمرِ 21, الإبن المسرف يَعُودُ، |
| Walt, mirasyedi torun gibi değil paranın değerini biliyormuş. | Open Subtitles | (والت) معروف بالعمل اليومي الشرفي، على عكس بعض ذرية المسرف. |
| mirasyedi dönmüş. | Open Subtitles | عاد الضال! |