| Talyuma bağlanıp mor ötesi ışık altında parlaması gerek. | Open Subtitles | ويجب أن تربط مع الثاليوم وتوهج تحت ضوء الأشعة فوق البنفسجية. |
| mor ötesi ışıklar kötü, krem iyi. | Open Subtitles | الأشعة فوق البنفسجية سيئة ، الكريم جيد |
| Siz, emiciler, gün ışığını sevmediğinizden tüfeğin tasarrruf ışığını mor ötesi filtre ile değiştirdik. | Open Subtitles | بما أن مصاصو الدماء لا يحبّوا ضوء الشّمس, قد عدّلنا ضوء المسدّس بمرشح الأشعة فوق البنفسجية . |
| Saldırıya uğradıysanız, mor ötesi ışıklarınızı kullanın. | Open Subtitles | إذا كنت تتعرض للهجوم, استخدم أنوار الأشعة فوق البنفسجية . |
| Işık kaynağının ayrıntılarını çaktırmadan öğrenebilirsem bir çeşit mor ötesi ışık bombası filân yapabilirim belki. | Open Subtitles | إذا تمكنت من تفحص مصدر الضوء ربّما يمكن أن أصنع نوع من قنابل وميض الأشعة فوق البنفسجية أو شيء ما . |
| Aşırı mor ötesi enerji silahı. | Open Subtitles | سلاح يعمل على طاقة الأشعة فوق البنفسجية |
| mor ötesi ışıklarınızı kullanın. | Open Subtitles | استخدم أنوار الأشعة فوق البنفسجية . |
| - Sonra da mor ötesi bombalarınızı atın. - Anlaşıldı. | Open Subtitles | - ثمّ اقذفوا قنابل الأشعة فوق البنفسجية . |