| Bana okumam için kitap veya ailemle izlemem için film veya iletişime geçmem için arkadaş önermeleri konusunda onlara yardım ediyor. | TED | يساعدها ذلك على اقتراح كتب علي لأقرأها أو أفلام لتشاهدها عائلتي أو أصدقاء نتصل بهم. |
| 18 yaşıma gelince okumam için yazmıştı, ama ben şimdiden açtım. | Open Subtitles | , كتبتها لأقرأها عندما أصل لـ 18 . لكني فتحتها |
| okumam için birkaç kitap vermiştin. | Open Subtitles | حسناً لقد أعطتيني كتباً لأقرأها |
| Sonra yarattığım bu şeyin sadece tatilde okumam için iyi senaryo bulmaktan çok daha kıymetli olduğunu fark ettim. | TED | ثم أدركت أن هذا الشيء الذي صنعته كان له قيمة أكثر بكثير من أن أجد نص سينمائي جيد لأقرأه خلال العطلات |
| Tamam. Bitirdiğinde okumam için geri kalanını da ver. Anlaştık mı? | Open Subtitles | حسنٌ، أعطني بقيته لأقرأه عندما تنتهي، إتفقنا؟ |
| okumam için bıraktığın kitabı buldum. | Open Subtitles | وجدت الكتاب الذي تركته لي لأقرأه |
| Tüm oyunları okumam için eve getirirdi. | Open Subtitles | جلب إليّ في المنزل كل المسرحيات لأقرأها |
| Sana okumam için bir mektup verdi. | Open Subtitles | ولقد أعطتني هذه الرسالة لأقرأها عليك |
| Hatta eve okumam için üçüncü bir gazete, Chicago Daily News alırlardı. | Open Subtitles | نحن كُنا نشتري صحيفة ثالثة للبيت حتى صحيفة أخبار "شيكاغو دايلي" من أجلي لأقرأها. |
| Ne var ki, size okumam için tanıtım yazmış. | Open Subtitles | مع ذلك هي كتبت لي لأقرأها لك |