| - İnandığın her şeye ben de inanıyorum ama doğru olmayan bir şey var tatlım. | Open Subtitles | أنا أصدق كل شيء تصدقينه أنت لكن عزيزتي هناك شيء غير واضح هنا |
| Burada normal olmayan bir şey var, bu dikey boşluklar arasında. | Open Subtitles | هناك شيء غير قياسي هنا، في فترة المسح العمودية - |
| Ben yetki veriyorum sana. Doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | أعطيك السلطة لذلك شيئ ما ليس صحيحاً |
| Bak Jay, bunda doğru olmayan bir şey var. Ford katil tipine uymuyor. | Open Subtitles | جاي ، هناك شيء لا يريحني لايبدو فورد قاتلا |
| İstediğim yere gidebilirim çünkü sende olmayan bir şey var bende. | Open Subtitles | يمكنني الوصول إلى أي مكان لأنه لدي شيء لا تملكه |
| Sende bende olmayan bir şey var: | Open Subtitles | .. أنت لديك شيء لا أملكه |
| - Burada doğru olmayan bir şey var. - Ne? | Open Subtitles | هنالك شيءٌ ما ليس على ما يُرام. |
| Bir insanın ölümünde adil olmayan bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء غير عادل أساسا حول موت شخص |
| Bu evle ilgili doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء غير صحيح مع هذا البيت. |
| Kirsten Clark'la alakalı doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | (هناك شيء غير صحيح بشأن (كريستن كلارك |
| Burada doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | شيئ ما ليس صحيحاً هنا |
| Doğru olmayan bir şey var, Reese. | Open Subtitles | هناك شيء لا يبدو على ما يرام |
| Doğru olmayan bir şey var, Reese. | Open Subtitles | هناك شيء لا يبدو على ما يرام |
| Sende olmayan bir şey var bende. | Open Subtitles | أتعلمين شيئاً, لدي شيء لا تملكينه |
| Hayır, değilsin. Sende ben de olmayan bir şey var: | Open Subtitles | خطأ،خطأ،أنت لديك شيء لا أملكه |
| Bununla ilgili doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | شيءٌ ما ليس صحيحًا حيال ذلك |