| Bunu sana o yaptıysa yemin ederim ki Onu öldüreceğim! | Open Subtitles | اذا كان هو من فعل بك ذلك أقسم أنني سأقتله |
| Bana bir açıklama yapmazsa toplantıya gitmek yerine, neden bir sürtüğü öptüğünü açıklayamazsa Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | لو لم يشرح لما كان يقبل عاهره بدلا من الذهاب الى المراجعه القانونيه سأقتله |
| Eğer Hagrid Azkaban'dan çıkarsa, Onu öldüreceğim! Söylesene, bizi oraya göndermesinin amacı neydi? | Open Subtitles | إذا خرج هاجريد من أزكابان سأقتله أعنى ماذا كان الهدف من إرسالنا إلى هناك؟ |
| Başka kimseyi öldürmeden Onu öldüreceğim. Dur! | Open Subtitles | سوف أقتله قبل أن يرتكب جريمة أخرى سوف أقتله |
| Eşini seyredeceğim. Kız kardeşinin katili olarak, Ve sonra Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | وسأجعل زوجتك تشاهدني بينما أقتل ابنتك ومن بعدها سأقتلها |
| Öyle söylediğine eminim. Tamam. Eve gidince Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | بالتأكيد لذلك سأقتله عندما أعود إلى المنزل |
| Öyle söylediğine eminim. Tamam. Eve gidince Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | بالتأكيد لذلك سأقتله عندما أعود إلى المنزل |
| Orada dikkatli ol. Saat üçte kilitliyorlar. Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | توخ الحذر هناك إنهم يقفلونها الساعة الثالثة سأقتله |
| Olamaz! Onu öldüreceğim. Aklımdan geçen şeyse, Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | كلا , سأقتله سأقتله لو كان الأمر كما أظن |
| Bir köşede oturacağız, pencerelerden uzak duracağız... sabırsızlığına yenik düşüp geldiği anda, Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | نجلس بزاوية، ونبتعد عن النوافذ ،ولو أتى ذلك المعتوه هنا سأقتله |
| Onu hala seviyorum ama Onu öldüreceğim çünkü bu doğru olan ve bunu yapmalıyım. | Open Subtitles | و لازلتُ أحبه لكنني سأقتله لأنّ هذا هو الصواب و لأنني مرغم على ذلك |
| Eline fırsat geçse bile beni öldüremeyecektir. İşte o zaman da ben Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | حينما أصبح بمواجهتهِ لن يقدر على القضاء عليّ ، و حينها سأقتله. |
| Ama seni o kadar seviyorum ki sana ne dicem, onu kimin öldürdüğünü bulursam, Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | و لكن ساخبرك بأمر لانني احبك كثيراً لقد عرفت من فعلها سوف أقتله |
| Gözlerini önünde önce Onu öldüreceğim, sonra da seni öldüreceğim. | Open Subtitles | . سوف أقتله و أنت تشاهد ذلك . ثم سأقوم بقتلكَ أنت |
| Yarın ne olacak bakalım. Gerekirse Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | لنر ما سيحصل غداً إن توجب علي، سوف أقتله |
| Beraber gideceğiniz mükemmel yerlerin farkındayım sanırım gidemeceksiniz. Ya kız benimle kalacak yada Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | أعلم إنك تتساءل هل أنا سأبقيها, أم سأقتلها. |
| Onu öldüreceğim. Gözünün önünde. Lambanın nerede olduğunu hemen söylemezsen. | Open Subtitles | سأقتلها أمامك ما لمْ تخبرني بمكان القارورة حالاً |
| Bu plastik yığını bir işe yaramazsa, Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | إذا قامت هذه الكتلة البلاستيكية بأي شيء سوف أقتلها |
| Özgür olduğunu zannedecek ve sonra da Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | واجعله يعتقد بأنه حر, ثم سوف اقتله 482 00: 38: |
| Bunu alacağım ve Bay Pelant bunun peşinden gelecek ve Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | و أنا سآخذ هذه فسيأتي (بيلانت) خلفها عندها سأقتلهُ |
| Onu öldüreceğim bu da kovuldun demektir ve tehlikeli bir konumdasın. | Open Subtitles | سأقوم بقتله هذا يعني أنك ستكون بلا وظيفة وفي وضع مقلق |
| - Onu öldüreceğim. - Nerede kaldın? | Open Subtitles | أوه ، أنا سأقوم بقتلها - إلى ماذا وصلتِ ؟ |
| Onu bu otobüsten çıkar yoksa Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | أرمه خارج الحافلة اللعينة وإلا سوف أقوم بقتله! |
| Eğer peşimden tekrar gelirse Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | لو تعقبني ثانية فسأقتله |
| Eğer polisi ararsan, Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | إذا قمت باستدعاء الشرطة فسأقتلها |
| Onu öldüreceğim korkusuyla New York'a doğru yola çıkmış olmasından korkuyorum. | Open Subtitles | واظن بانه في طريقه للعودة الى نيويورك خوفا من انني ساقتله |
| Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | أنا سَأَقْتلُها. |
| Kimliğimi çalan o pisliği bulacağım ve Onu öldüreceğim. | Open Subtitles | سأجد حثالة المجتمع الذي سرق هويتي وسأقتله |
| - O beni öldürmeden ben Onu öldüreceğim. - Hayır. | Open Subtitles | - أنا ستعمل قتلها قبل أن يقتلني. |