| Hayır, hayır. Eve gelme ihtimaline karşın benim orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | لا، لا، يجب أن أكون هناك في حالة لو عادت للمنزل |
| Hayır, hayır. Eve gelme ihtimaline karşın benim orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | لا، لا، يجب أن أكون هناك في حالة لو عادت للمنزل |
| 15 dakikaya kadar orada olmam gerekiyor. Başkan'la buluşmam var. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك بعد 15 دقيقة، لأقابل الرئيس |
| Sabah saat 6'da orada olmam gerekiyor ama 10 gibi işim biter. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك في الـ6: 00 أو أنسى الموضوع و سأنتهي بحلول الـ10: |
| Evet, bu çok iyi. orada olmam gerekiyor mu? | Open Subtitles | هذا لطيف , هل يجب أن أكون هناك ؟ |
| 45 dakika içinde orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك بما يقارب 45 دقيقة |
| Ama tam 12'de orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | و لكن يجب أن أكون هناك في الساعة الـ 12 |
| Benim 9:45'te orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك عند 9: 45 |
| Kabul ediyorum, hayati tehlikesi olan bir ameliyat değil, ama yine de Jordan'ı tutmak için orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | وهي مضمونة, ليست عملية خطيرة تهدد الحياة لكن, مازلت يجب أن أكون هناك للإمساك بمخلب (جوردن)! |
| orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك. |
| orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن أكون هناك |
| Ama orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | ولكن يجب أن أكون هناك |
| ...akşam yemeğinde mi? Sabine bu gece üniversiteden eve geliyor. orada olmam gerekiyor. | Open Subtitles | ستأتي (سابين) إلى المنزل هذه الليلة من الجامعة يجب أن أكون هناك |