| Gün batımında araba sürerken tek düşünebildiğim, neredeyse oyunlarım kadar güzel olduğu. | TED | حين أقود عبر طريق عند الغروب كل ما أستطيع التفكير فيه هو إن هذا يكاد أن يكون بجمال ألعابي |
| Kırıldığımı düşünüyordum, tıpkı bazı eski video oyunlarım gibi. | Open Subtitles | ـ كنت أفكر أنني كُسرت ـ مثل واحدة من ألعابي القديمة |
| Bunun tersine, benim oyunlarım çok daha eğlenceli. | Open Subtitles | حسناً، بعكس هذه ألعابي أكثر مُتعة. |
| Veya Khaddaa ve oyunlarım | Open Subtitles | أو خدعي و ألعابي |
| Büyük oyunlarım sadece liste başındakiler içindir. | Open Subtitles | "ألعابي الكبيرة مجدولة فقط" |