| Buranın yalnızca Polisler için olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننتُ أن هذا المكان مخصص لرجال الشرطة فحسب |
| Polisler için sürekli yapıyorum ve her seferinde bir şey sakladığımı sanmasınlar diye kahvede onlara eşlik etmem gerektiği gibi bir hisse kapılıyorum. | Open Subtitles | انا قمت باعدادها لرجال الشرطة ومن ثم في كل مرة انا اصنع ابريق اعتقد انه ينبغي ان ابقى واتناول الكوب معهم |
| Emekli Polisler için iş görüşmeleri sağlayabilirler. | Open Subtitles | بوسعهم ترتيب مقابلات عمل لرجال الشرطة المتقاعدين |
| Daha önce Polisler için bunu yapmistim ama FBI için ilk kez olacagini söylemeliyim. | Open Subtitles | شاركتُ في قراءة الشخصيّات سابقاً لصالح قسم الشرطة لكن يمكنني القول أنّها المرّةُ الأولى مع المباحث الفدراليّة |
| Ama bu Polisler için büyük bir olay o olay çözülememişti. | Open Subtitles | لكن أعتقد بأنها قضية كبرى بالنسبة للشرطة |
| - Peki neden bu yazı? - Polisler için. | Open Subtitles | كل شخص يعرف أنه عندما تقول أنك تحتاج تذاكر هذا يعني أنه لديك تذاكر |
| Hayır. Polisler için kurallar farklı. | Open Subtitles | أوه لا لا , القواعد تختلف بالنسبة للشرطيين |
| Bu normal Polisler için bir iş değil. | Open Subtitles | هذه ليست وظيفة لرجال الشرطة العادية. |
| Polisler için kanıt alacağım. | Open Subtitles | أنا سأنتزع بعض الأدلة لرجال الشرطة |
| Polisler için kötü. | Open Subtitles | انه امر سيئ لرجال الشرطة |
| Polisler için özel tarife var. | Open Subtitles | ولدينا أسعار خاص لرجال الشرطة |
| Bazıları için acı olur, Polisler için ise rahatlama, ama Bonnie ve Clyde için ölüm olur.. | Open Subtitles | بالنسبة للقليلين ستكون مناحة بالنسبة للشرطة ستكون راحة (لكنه سيكون الموت بالنسبة ل(بوني) و(كلايد |
| - Polisler için. Herkes bilir ki bilete ihtiyacın var demek biletin var demektir. | Open Subtitles | كل شخص يعرف أنه عندما تقول أنك تحتاج تذاكر هذا يعني أنه لديك تذاكر |
| Ne, artık eski Polisler için rehabilitasyon merkezi mi çalıştırıyorsun ? | Open Subtitles | هل تدير دار تأهيل للشرطيين السابقين الآن؟ |