| Gözü yaşlı prenses için 2000 Dolar ile teklifleri açıyorum. | Open Subtitles | المُزايدة تبدأ عند 2.000 دولار للأميرة الباكية |
| İki tane köfte ve birkaç parça kızarmış tavuk alabilir miyim, peri prenses için. | Open Subtitles | هل يمكنني أن آخذ اثنان بيرجر وبعض الدجاج للأميرة الصغيرة؟ |
| Pekâlâ, 2 tane bira ve prenses için de yarım buzlu beyaz şarap. | Open Subtitles | حسناً ، كوبان من الجعة ، ونبيذ أبيض مع نصف نصف معكب ثلج للأميرة |
| Bir prenses için, görev önce gelir. | Open Subtitles | بالنسبة لأميرة الأولويّة للواجب |
| - Bir prenses için çok tehlikeli. | Open Subtitles | -محفوفة جداً بالمخاطر بالنسبة لأميرة |
| Pekalâ, o zaman, bir su, prenses için bir yabanmersinli votka. | Open Subtitles | حسناً، أذاً واحد ماء و فودكا واحدة و فودكا بالتوت من أجل الأميرة |
| Bu prenses için bir Glaive öldü bile. | Open Subtitles | فقد سبق أن ماتت إحدى السيّافة من أجل الأميرة |
| Herşeyi olan bir prenses için... doğum günün kutlu olsun. | Open Subtitles | للأميرة التي تمتلك كلّ شيء عيد ميلاد سعيداً |
| prenses için boş yatak odasını hazırla. | Open Subtitles | حضر الغرفة الإضافية للأميرة |
| Gerçek prenses için böyle bir şey yok. | Open Subtitles | ليس للأميرة الحقيقية |
| prenses için bir at eyerleyin! | Open Subtitles | جهّزوا الأحصنة للأميرة |
| Bu buz prenses için yeni. | Open Subtitles | هذا شيء جديد للأميرة الثلجية |
| Bu, prenses için yapılan bir etkinlik değil. | Open Subtitles | إنه ليس لمصلحة للأميرة |